Çağlar Boyu Bilimadamları

05 Şubat 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

Çağlar Boyu Bilimadamları

Thomson, George Paget (1892-1975)
Broglie, Louis Victor Pierre de (1892)
Semenov, Nikolay Nikolayevich (1896)
Appleton, Edward Victor (1892-1965)
Compton, Arthur Holly (1892-1962)
Karrer, Paul (1889-1971)
Waksman, Selman Abraham (1888-1973)
Chadwick, James (1891-1974)
Stern, Otto (1888-1969)
Zemicke, Frits (1888-1966)
Bragg, WiIliam Lawrance (1890-1971)
Giauque, WiIliam Francis (1895)
Urey, Harold Clayton (1893-1981)
Doisy, Edward Adelbert (1893)
Heymans, Comeille Jean François (1892-1968)
Virtanen, Artturi IImari (1895-1973)
Davisson, Clinton Joseph (1881-1958)
Heyrovsky, Jaroslav (1890-1967)
Reichstein, Tadensz (1897)
Gasser, Herbert Spencer (1888-1963)
Mulliken, Robert Sanderson (1896-)
Banting, Frederick Grant (1891-1941)
Muller, Hermann Joseph (1890-1967)
Fermat, Pierre de (1601-1665)
Raman, Chandrasekhara Venkata (1888-1970)

Bacon, Francis (1561-1626)
Descartes, Rene (1596-1650)
Harvey, WiIliam (1578-1657)
Carrel, Alexis (1873-1944)
Galilei, Galileo (1564-1642)
Stevin, Simon (1548-1620)
Brahe, Tycho (1546-1601)
Schrödinger, Erwin (1887-1961)
Napier, John (1550-1617)

Luca Pacioli (1445-1514) Matematik
Paracelsus (1493-1541) Tıp
W. Henry Brogg (1862-1942) Fizik
R. Adolf Zsigmondy (1865-1929) Kimya
E. Charles Guilloume (1861-1938) Fizik
Alfred Werner (1866-1919) Kimya
Jule Henri Nicolle (1866-1936) Tıp
Eratosten (Fizik)
Andre Claude (Mucit) Sigmund Freud (1856-1939) Psikoloji
Marie Curie (1867-1934) Fizik
Nikola Tesla
Galileo Galilei (1564-1642) Gökbilim
Arşimed (Matematik-Kimya)
Hipocrates (Tıp)
Isaac Newton (Fizik)
Andreas Vesalius (1514-1564) Tıp
Ambroise Parc (1510-1590) Tıp
Theodor Kocher (1841-1917) Tıp
Thomson Rees C. Wilson (1869-1959) Fizik
J. Baptiste Perrin (1870-1942) Fizik
Vincent Baptiste Bordet (1870-1961) Tıp
Marie Curie (1867-1934) Kimya-Fizik
A.Victor François Grignard (1871-1935) Kimya

Andreas Grib Fibiger (1867-1928) Tıp
Fritz Haber (1868-1934) Kimya
T. Hunt Morgan (1866-1945) Genetik
Karl Landsteiner (1868-1943) Tıp
Hans Spemann (1869-1941) Zooloji
Fritz Pregl (1869-1930) Kimya
N. Gustaf Dalen (1869-1937) Mühendislik
T. William Richards (1868-1928) Kimya
Niccolo Tortoglia (1500-1557) Matematik
Geronimo Cardano (1501-1576) Matematik
Franciscus Vieta (1540-1603) Matematik
Van’t Hoff (1852-1911) Fizikokimya
Robert Millikan (1868-1953) Fizik
J. John Thomson (1856-1940) Fizik
Christiaan Eijkman (1858-1930) Tıp
Ferdinand Moissan (1852-1907) Kimya
Otto Fritz Meyerhof (1884-1951) Biyokimya
Karl Von Frisch (1886-) Zoolog
George Richards Minot (1885-1950) Tıp
James Batcheller Sumner (1877-1955) Biyokimya
Heinrich Otto Wieland (1877-1957) Kimya
Henry Hallot Dale (1875-1968) Tıp
John James Richard Macleod (1876-1936) Fizyoloji
Robert Barany (1876-1936) Tıp
Johannes Stark (1874-1957) Fizik
Johannes Kepler (1571-1630) Gökbilim
William Francis Aston (1877-1944) Kimya-Fizik
Frederick Soddy (1877-1966) Kimya
Glover Charles Barka (1877-1944) Fizik
Marconi (1874-1937) Fizik
Joseph Erlanger (1874-1964) Fizyoloji
Adolf Otto Reinhold Windovs (1876-1959) Kimya
Gustof Dalen (1869-1937) Mühendislik
Otto Paul Hermann Diels (1876-1954) Kimya
Ernest Rutherford (1871-1937) Fizik
Arthur Harden (1865-1940) Biyokimya
Otto Loewi (1873-1961) Fizyoloji
Euler-Chelpin (1873-1964) Kimya
Karl Bosch (1874-1940) Kimya
Antonio Egas Moniz (1874-1955) Tıp
Steenberg Krogh (1874-1949) Fizyoloji
Richard Willstaetter (1872-1942) Kimya
Bohr (1885-1962) Fizik
Bridgman (1882-1961) Fizik
James Frank (1882-1964) Fizik
Victor Franz Hess (1883-1964) Fizik
William Peter Joseph William (1864-1966) Kimya
Walter Norman Hawerth (1883-1950) Kimya
Karl Rudolph Friedric Bergius (1884-1949) Kimya
Owen Williams Richardson (1879-1959) Fizik
Georg Franz Wilheim Walther Bothe (1891-1957) Fizik
György Hevesy (1885-1966) Kimya
Albert Einstein (1879-1955) Fizik
Otto Hahn (1879-1968) Fizikokimya
Hans Fischer (1881-1945) Kimya
Irwing Langmuir (1881-1957) Kimya
Hermann Staudinger (1881-1965) Kimya
Walter Rudolf Hess (1881-1973) Tıp
Edgar Douglas Adrian (1889-1977) Tıp
Bernardo Alberto Houssay (1887-1971) Tıp
Otto Heinrich Warburg (1883-1970) Biyokimya
Alexander Fleming (1881-1955) Tıp
George Hayt Whipple (1878-1976) Tıp
Frencis Peyton Rous (1879-1970) Tıp
Archibald Vivian Hill (1886-1977) Fizyoloji-Tıp
Edward Calvin Kendall (1886-1973) Biyokimya
Gauss, Dirichlet, Riemann (Matematik) Eratosthenes (M.Ö. 273-192) Matematik Leonardo da Vinci (1452-1519) Werner Heisenberg (1901-1976) Fizik John Dalton (1766-1844) Kimya Louis Pasteur (1822-1895) Tıp
Darwin (1809-1882) Biyoloji Bergamalı Galenos (Tıp)
Albert Einstein (1879-1947) Fizik
Max Planck (1858-1947) Fizik
James Clerk Maxwell (1831-1879) Fizik
Mendel (1822-1884) Biyoloji
Faraday (1781-1867) Kimya
Lavoisier (1743-1794) Kimya
James Van Allen (Fizik)
Kepler (1571-1630) Gökbilim
Newton (1642-1727) Fizik
Stephen W. Hawking (Fizik)
Harold E. Edgerton (1903-) Fotoğraf

Leibniz
Galieo Galilei
Thomas Alva Edison
Marie Curie
Michael Faraday:
Luigi Galvani ve elektriğin öncüleri
William Harvey

Gregor Mendel (Biyoloji)
Charles Darwin (Biyoloji)
Darwin’in Beagle Gezisi ve Doğal Seçilim Teorisi

BİLİM POSTASI

05 Şubat 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

MEKTUPLAŞMAK İSTEYENLER

Ad Soyad Yaş Meslek İlgi alanları Yazışma adresi (Tercihinize göre posta ya da e-posta adresinizi giriniz)
Selahattin ARKU 25 Ögrenci elektronik ve psikoloji se_arku@hotmail.com
ASUMAN ÖZGÜÇ 34 FİNANSMAN internet, bilgisayar aozguc@tr.net
aslı çelik 25 öğrenci matematik asli_zb_15@hotmail.com
aziz polat   öğrenci matematik,satranç, kitap polataziz@yahoo.com
Hüseyin Tanrıkut   ögrenci bilim teknik ve teknoloji, bilgisayar serdil_ar@hotmail.com
Oğuz Yaşar Özdemir 25 Kamu Yöneticisi Sosyoloji, psikoloji, fizik, felsefe v.s makarnistan@hotmail.com
ABDURRAHMAN GÜNEŞ 19 ÖĞRENCİ BİLGİSAYAR, MATEMATİK agunes2@hotmail.com
Metin Davut   öğrenci Satranç & Endemik Türler metin_davut@yahoo.com
berçem alp 18 öğrenci makinalar ve bilğisayar ber_co_18@hotmail.com
mustafa ceylan   mühendis makineler mustafa.ceylan@ascimento.com.tr
Birol DEMİREZEN 33 Mühendis Bilim,Astroloji bdemirezen@kastamonuentegre.com.tr
Deniz Özkan Öztürk 26 Öğretmen Kuş Davranışları,Psikoloji,Eğitim,Üstün ve/veya özel yetenekli çocukların Eğitimi,Sosyoloji,Kitap ve Yazı Analistlşiği aim.weiz@mynet.com
özkan sönmez 28 muhasebe felsefe,psikoloji,edebiyat ozksonmez@hotmail.com
Gamze Güngör   öğrenci matematik astronomi felsefe psikoloji jstn_bgg90@hotmailcom
kerem doğaan   öğrenci zamanda yolculuk astronomi karadelikler gskermcan@hotmail.com
Hüseyin İLHAN 30 Öğretmen Fizik, İnternet, Matematik schrodinger20@gmail.com
merve alper 14 öğrenci matematik astroloji biyoloji teknoloji aşırı hem de bilgisayar sen_ben_80@hotmail.com
cem akaltun   öğrenci sağlık tıbbi alet teknolojisi drcem08@hotmail.com
Onurcan ŞİŞ 15 Öğrenci Pc,mobil yaşam,forum sayfaları suskun_geek@hotmail.com suskungeek@gmail.com
kemal güral öksüz 23 öğrenci insan yaşamı hakkındateknoloji kobat61@hotmail.com

AMATÖR GÖKBİLİMCİLİK

05 Şubat 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

AMATÖR GÖKBİLİMCİLİK

Başınızı kaldırıp, ara sıra da olsa gökyüzüne baktığımızda, parlayan yıldızların güzelliğinden etkilenmeyenimiz yoktur. Ancak, günlük yaşamın koşturmacasında, bu güzelliğin farkına pek azımız varıyor; hele bir de büyük kentlerde yaşıyorsak, etrafımızdaki beton yığını ve ışık kirliliği, istesek de bu güzelliği görmemizi engelliyor. Ancak, yine de arada bir gökyüzüne bakıp, bundan zevk alıyorsanız, siz de amatör gökbilimci sayılırsınız.

Gökbilimcileri iki gruba ayırabiliriz: Amatör gökbilimciler ve profesyonel gökbilimciler. Amatörler, zorunlu olmadıkları halde gökyüzünün keyfini çıkarırken, profesyoneller birtakım karmaşık denklemlerle uğraşmayı tercih ederler. Şaka bir yana, bugün pek çok profesyonel gökbilimci de amatörce gözlemler yapmaktan zevk almakta ve çalışmalarında amatörlere destek olmaktadır. Bunun en güzel örneğini, gökbilimcilerimizin hiçbir karşılık beklemeden gökyüzü gözlem şenliklerine yaptıkları katkılar oluşturuyor.

Gökbilim, sınırı olmayan bir laboratuvarda yapılır ve bu laboratuvarda çalışmak için uzman olmak gerekmez. Bu laboratuvara girenler, yani geceleri bir defa da olsa kafasını kaldırıp gökyüzüne bakan herkes bir amatör gökbilimci sayılır. Başka hiçbir bilim dalı bu denli halka açık değildir. Amatör gökbilimci, istediği konuda, canı istediği zaman çalışmakta özgürdür.

Gökbilim denince, genelde akla ilk gelen teleskop olur. Aslında bir teleskop -özellikle de ülkemizdeki amatörler için- lüks sayılır. Ülkemizde teleskop üreten firmalar bulunmadığı gibi, yurtdışından getirilenler de genellikle değerinin çok üzerinde fiyatlara satılmaktadır. Ancak son yıllarda ülkemizdeki amatörlerin sayısının büyük oranda artması ve tüm sınırlı olanaklarına karşın yaptıkları başarılı çalışmalarla adlarını duyurmaları sonucunda, dünyanın en çok satan teleskop firmalarının ürünleri artık ülkemizde de satılıyor. Bu, ülkemizdeki amatörlerin gözlem araç-gereci sıkıntısını bir ölçüde de olsa giderebiliyor.

Aslında amatör gökbilimci, gözlem araçlarını hazır satın almak zorunda değildir. Amatör gökbilimcilerin temel uğraşlarından birisi de bu araçları kendi olanaklarıyla üretmeleridir. Yurtdışında, teleskop ve diğer araç-gerecin yapımıyla uğraşan pek çok amatör vardır.

“Amatör gökbilimci olmak için teleskop şart değil” diyoruz. Peki bir teleskop sahibi olmadan hangi gökcisimleri görülebilir? Çıplak gözle ya da basit bir dürbünle neler yapabileceğinizi bir bilseniz, belki bir daha teleskopa ihtiyaç duymayacaksınız. Çıplak gözle neler yapabileceğimizi bir bakalım. Takımyıldızları, gezegenlerin hareketlerini, Ay’ın ve hatta gözünüz çok keskinse Venüs ‘ün evrelerini, örtülmeleri (zaman zaman, Ay gezegenleri ve yıldızları, daha seyrek olarak bir gezegen bir yıldızı örter), Ay ve Güneş tutulmalarını, göktaşı yağmurlarını, kuyrukluyıldızları, ikili yıldızları, değişken yıldızları, bulutsuları, yıldız kümelerini, hatta milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki birkaç gökadayı gözleyebiliriz. Üstelik, gökyüzünde geniş bir alanın gözlenmesini gerektirdiği için, gezegenlerin ve Ay’ın hareketleri, takımyıldızlar, göktaşı yağmurları gibi gök olaylarını gözlemenin en iyi yolu onlara herhangi bir araç olmaksızın bakmaktır.

Bir dürbünle yapabilecekleriniz ise çıplak gözle yapabileceklerinizin biraz daha ötesinde. Basit bir arazi dürbünüyle, kuyrukluyıldızları, gökadaları ve yıldız kümelerini çok daha ayrıntılı, yıldızları çok daha parlak görürüz. Çıplak gözle birbirinden ayıramadığımız ikili yıldızları ayırt ederiz.

Bilim ve Teknik dergisinin düzenlediği gökyüzü gözlem şenlikleri amatör gökbilimciliğe başlamak için iyi bir fırsat. Katılımcılar, bu şenliklerde temel gökbilim konularında bilgilendirildikleri gibi, deneyimli gözlemciler eşliğinde gökyüzü gözlemleri yapıyorlar

TEKNOLOJİ TASARIM KÖŞESİ

05 Şubat 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

TEKNOLOJİ TASARIM KÖŞESİ

Bu köşemizde sizlere, Teknoloji Tasarım Dersleriniz ile ilgili bilgiler, yardımcı paketler, sorularınızı iletebileceğiniz ve birbirinizle etkileşim-iletişim içinde olabileceğiniz platformlar sunacağız. Sitemizin bu bölümünün içeriği zamanla ve sizlerden de gelen katkılarla zenginleşecek. Bu yüzden, gözleriniz bu sayfalarda olsun…

Teknoloji Tasarım derslerinizin içeriği konusundaki sorularınız için
MERAK ETTİKLERİNİZ

Türk ve Yabancı bilim insanları hakkındaki bilgilere erişmek için
BİLİM İNSANLARI


20. Yüzyılda Bilim ve Teknoloji Posterini İndirmek İçin
Tıklayınız (pdf – 327 KB)

Özellikle elektrik-elektronik alanlarındaki bilginizi ürüne dönüştürmek için
KENDİMİZ YAPALIM

Teknoloji alanındaki uygulanabilir projeleriniz için
TEKNO TEZGAH

Robot kavramı ve uygulamaları konusunda bilgi edinebilmek için
ROBOTİK köşelerimizi ziyaret edebilirsiniz

Avrupalılar aslında siyahmış… 5500 yıl önce!

27 Ocak 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

Oslo Üniversitesi Fizik Enstitüsü’nden Joan Moan ile New York Brookhaven Ulusal Laboratuarı’ndan biofizikçi Richard Setlow’un ortak araştırmasında, İngiltere ve İskandinavya’da binlerce yıl önce yaşayan insan nesillerinin oldukça koyu derili olduğu, ancak avcılıktan tarıma geçiş sürecinde vücuda giren veya orada üretilen vitamin D miktarının azalmasıyla deri renginin de açılmaya başladığı savunuldu.

Moan ile Setlow, 5500 ila 5200 yıl önce İngiltere’de yaşayan insan nesillerinin balık tüketiminde hızlı bir düşüş yaşandığı kanısında. Et ve balığa ikame edilen tarımsal gıdaların da vitamin D açısından fazla zengin olmaması, ayrıca Avrupa’nın kuzeyinde yaşayanların vücutta vitamin D üretimini tetikleyen güneş ışığına fazla maruz kalmamaları deri renginin açılmasının işaretleri olarak kabul ediliyor.

Yine de bu yorumun hemen kabul edilmemesi gerektiğini savunan bilimciler, Avrupa’nın binlerce yıl önceki nüfus hareketlerinin çok karmaşık olduğunu, soğuk ve sıcak bölgeler arasında göçlerin sıkça yaşandığını ve genetik mutasyonun Avrupa’daki her insan grubu için söz konusu olamayacağını söylüyor.

Üstelik Avrupa’ya göç eden ilk insanların bunu tek seferde yapmadığı ve geçen 700 bin yıl boyunca binlerce kere göç akımlarının olduğu, ayrıca buzul çağlarında bu insanların yer değiştirerek daha güneydeki sıcak bölgelere çekildiği gibi bulgular da mevcut.

Öte yandan hava ve beslenme koşullarına bağlı genetik mutasyon ihtimali hala en yaygın ve inanılır görülen teori. Bazı araştırmacılar, insanın konuşmaya başlamasını sağlayan FoxP2 geninin bile 50 bin yıl önce genetik mutasyonla ortaya çıktığını savunuyor.

Boğaz Harbi’ne gidiyoruz

27 Ocak 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

Bugüne kadar savaşlarla ilgili FPS oyunları geneled İkinci Dünya Savaşı’nı antalıyordu. Kodgraf Oyun Stüdyosu tarafından geliştirilen Boğaz Harbi ise Çanakkale Savaşları’nı anlatan bir FPS. Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biri olan ve binlerce şehit verilen Çanakkale Savaşları’nı konu olan oyunun Beta versiyonu kullanıcıların beğenisine sunuldu

Bir kafatasıyla tarih değişti

27 Ocak 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

Gürcistan’da bulunan kafatası insanın atalarının Afrika’dan Avrasya’ya sanılandan 800 bin yıl önce göç ettiğini ortaya çıkardı.

Afrika dışında bugüne kadar bulunan en eski insan iskeletleri bilim dünyasını heyecanlandırdı. Gürcistan’da topraktan çıkarılan kafatası ve iskeletler, modern insanın atası sayılan ilk insanların sanıldığından 800 bin yıl önce Afrika’dan göç etmeye başladığını gösteriyor.

Bilimcilerin Tiflis’e iki saat mesafedeki kazı alanında ortaya çıkardığı sekiz iskelet yaklaşık 1.8 milyon yaşında. Yeni bulgular ışığında evrim sürecinin tarihlerini gözden geçiren bilimciler, ilk insanların keşif amacıyla Afrika dışındaki bölgelere göç edip daha sonra Afrika’ya dönmüş olabileceğini belirtiyor

Alternatif Nobel ödülleri dağıtıldı

27 Ocak 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

Annals of Improbable Research tarafından Harvard Üniversitesi’nde düzenlenen törende, Ig Nobel ekonomi ödülü, mali piyasadaki hareketliliklerin küçük bankaları devleştirirken bir sonraki dalgada aynı bankaları iflasa sürükleyip ulusal ekonomiyi çökerttiğini ‘kanıtlayan’ dört İzlanda bankasının yönetimlerine verildi. Bu bankalar İzlanda Merkez Bankası, Kaupthing Bank, Landsbanki ve Glitnir Bank.

Ig Nobel matematik ödülü, 1 cent ile 100 trilyon arasındaki küpürlerde yer alan bol sıfırları çözme ve yönetmede ‘üstün’ yetenek sergileyen Zimbabwe Merkez Bankası Başkanı Gideon Gono’ya verildi.

Şampiyon buluşlar arasında en orijinallerinden biri, Şikago Üniversitesi’nden Elena Bodnar’ın geliştirdiği gaz maskesi olabilen sütyen oldu. Ortadan ayrılabilen sütyen, bir nükleer kaza, bio-terörist saldırı veya duman basması hallerinde iki kişilik gaz maskesi görevi görüyor. Sütyen, finans dışı riskler dalında ödül aldı.

BOŞ BİRA ŞİŞESİ DAHA TEHLİKELİ!
Lg ‘barış’ ödülüne layık görülen Stephen Bollinger, bir bar kavgası esnasında boş bira şişelerinin dolularına oranla daha kolay kafa kırdığını ispat etti. Deney sonucuna göre, dolu bira şişeleri yatay olarak 40 jul enerjili darbelere dayanırken, bu eşik boş bira şişelerinde 50 jule kadar çıkıyor.

Bu yılın bir başka lg Nobel ödüllü projesi inekler üzerinde gerçekleştirildi. İngiliz akademisyenler Catherine Douglas ve Peter Rowlinson, 516 çiftlikte yürüttükleri araştırma sonucunda kendilerine isim takılan ve ismiyle hitap edilen ineklerin, isimsiz ineklere kıyasla daha çok süt verdiğini tespit etmiş. İkiliye göre bunun nedeni kendileriyle bire bir iletişim kurulduğunda ineklerin daha mutlu olmaları

Kıyamet Saati geri alındı

27 Ocak 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

ABD’nin Japonya’ya ilk atom bombasını atmasından iki yıl sonra 1947′de atom bilimcileri tarafından New York’ta kurulan ve insanlığın bir felakete ne kadar yakın olduğunu temsil eden Kıyamet Saati, şu anda “gece yarısına” altı dakika kalada duruyor.

Saati ayarlayan bilim adamları, dünyanın sonunu sembolik olarak gösteren meşhur saati geriye alma kararlarına “dünya işlerindeki ümitli halin” yol açtığını belirttiler.

Kurulduğundan beri 18 kez ayarlanan Kıyamet Saati nükleer silahların yayılması ve yasaklanması konusundaki müzakereler, sivil nükleer gücün yayılması, nükleer terörizm tehlikesi ve iklim değişikliğinin dünya için tehdit oluşturması gibi gelişmelere göre ayarlanıyor.

Kıyamet Saati, 1953′te ABD ile Sovyetler Birliği arasında Soğuk Savaş’ın kızıştığı bir dönemde 5 dakika ileri alınmış, en son da 2007′de nükleer silahların ortaya koyduğu sorunların çözümündeki başarısızlıktan ötürü 2 dakika ileri alınmıştı.

Kıyamet Saati, Sovyetler Birliği’nin dağılması gibi olumlu görülen gelişmelerdeyse geri alınmıştı.

Saati ayarlayan atom bilimcileri kurulunun üyeleri arasında ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de yer aldığı 19 Nobel ödüllü bilim adamı bulunuyor

Patlayan ‘kıyamet’ balonları

27 Ocak 2010 Yazan oper  
Kategori Bilim

İnsanoğlu ‘kıyamet’ senaryosu yazmada, ve tabi bunlara kitleler halinde inanmada, oldukça yetenekli. İşte belli başlı senaryolar.

Dünya üzerinde ilk yaşam belirtileri görülmesinden bugüne kadar yedi defa ‘kıyamet’ bekleyip sonradan vazgeçtik! Tarih boyunca gündeme gelen en önemli kıyamet senaryoları şöyle:

1666
Hristiyan dünyası 1666 yılına girerken dehşet ve endişe içindeydi. Çünkü İncil’de 666 rakamı şeytanın rakamıydı ve dünyanın sonunun şeytanın ellerinden geleceğine inanılıyordu . Aslında 1665 yıında ‘Büyük Londra Yangını’nı yaşayanlar bir süre için gerçekten kıyametin geldiğini düşündüler. Uzun süren yangın södürüldü ve hayatta kalanlar yaşamına devam etti.

1910
Halley kuyruklu yıldızı 76 yılda bir dünyanın yakınından geçiyor. Kuyruklu yıldız 1910 yılında özellikle Avrupa ve Amerika’da genel bir panik yaşattı. Oksijen ve maske stokları tükendi. Hepsi kıyamet için hazırlık içindi, fakat Halley sadece güzel bir manzara yaşatıp gökyüzünden kayboldu.

1914
1870 yılında Yahova Şahitleri olarak bilinen grup, cemaatlarinden bir kahinin öngörüsüne göre 1914’te kıyametin kopacağına inanıyordu. Belki de kahinin öngördüğü Birinci Dünya Savaşı’ydı.

1997
Takvimler 1995’i gösterdiğinde keşfedilen Hale-Bopp kuyruklu yıldızı başka bir kıyamet senaryosunun ortaya çıkmasına neden oldu. Şeytana taptığı düşünülen 39 kişilik grup kuyruklu yıldızın Dünya’ya en yakın olduğu 1997 yılında topluca intihar etti. Eylemi California’da gerçekleştiren grubun intihar için tek bir nedeni vardı; kıyamet gününün gelmesi…

5 Mayıs 2000

Sonraki yazılar »