Funda Arar biyografisi
1975 yılında Ankara’da doğdu. İlk öğrenimini Ankara’da, orta ve lise öğrenimini babasının görevi nedeniyle Muğla ve Adapazarı’nda tamamladı. Müziğe olan ilgisi ve yeteneği küçük yaşlarda fark edilen Funda Arar, ilkokul 3. sınıftan itibaren mandolin ve solfej dersleri almaya başladı.1992 Yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı sınavını ilk 5′in içine girerek kazandı. Okulu bitirdikten sonra iki yıl boyunca müzik öğretmenliği ve sahne çalışması yaptı.
2000 yılı Mart ayında sessiz sakin görünümlü hüzünlü gencecik bir kız üzerinde siyah bir manto güvercinler arasında “sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında / yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum / yolumun karanlığa karışan noktasında / sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum” diye haykırıyordu. Necip Fazıl Kısakürek’in şiiri “Kaldırımlar” şarkı olmuş ve Türkiye Funda Arar’ı bu şarkıyla tanımıştı. Güçlü sesi usta yorumuyla dikkatleri çekmişti .
Bu hüzünlü şarkının ardından Funda Arar “Aysel” le bizi 1950′li yıllara götürdü. O yılların atmosferinde ustaca Tango yapıyordu. Ardından “Sonu Yok Bu Aşkın” ile Funda Arar bu kez bir kumsalda yalnızlığı ve hüznü anlattı. 2001 yılının Şubat ayında ise Kıraç ile birlikte yaptığı düet albüm ile karşımıza çıktı. İlk kliplenen şarkı “Sevgiliye” oldu bu albümde. “Sevgiliye albümünün bir başka özelliği ise Funda Arar’ın bestecilik yönünü ortaya koyan ilk çalışma olmasıydı. Sözleri ve Müziği Funda Arar’a ait “Seni Düşünürüm” ün klibinin yayına girmesiyle birlikte çok daha geniş kitleler onu tanıdı ve sevdi.
Funda Arar’ın 2002 Mart ayında ikinci solo albümü Alagül‘ü müzik severlerin beğenisine sundu. Bu albümünden “Alagül” “Seninim” “Belki Bir Gün’ “Arapsaçı ” ve “Affet” şarkılarına klip çekildi. Bu albüm ile birlikte 2002 ve 2003 yılında Üniversitelerin Bahar şenlikleri, festivaller ve bayi toplantıları içeren yoğun bir konser dizisi gerçekleştirdi.
Magazin Gazetecileri Derneği’nden 2002 yılında Kıraç ile birlikte yaptığı Sevgiliye albümü dolayısıyla en iyi çıkış yapan sanatçı ödülü aldı. 2003 yılının ekim ayında üçüncü solo “Sevda Yanığı” albümü ile dinleyenlerine ulaştı. Bu albümüyle hayran kitlesini çoğaltan sanatçı, müzik dünyasında kalıcı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu albümü ile Hürriyet gazetesi 31. Altın Kelebek yarışmasında en iyi çıkışı yapan sanatçı ödülünü aldı.
2006 yılında müzik marketlere sunduğu “Son Dans” isimli albümüyle çıkışını sürdüren Funda Arar, 2008 yılında en büyük rüyam dediği “Rüya” isimli TSM albümünü müzikseverlerin beğenisine sundu…
Emrahın Biyografisi
Emrah, ortaokul eğitimini Diyarbakır‘da devam ettirirken, bu dönemde eniştesi ve yakın çevresinin teşviki ile 4 adet amatör kaset yapıldı, videoları çekildi. Bu kaset ve videolar Diyarbakır ile çevresinde büyük ilgi gördü. Kısa sürede müzik çalışmaları öğrenim ve amatörlük aşamasından çıkıp, profesyonelliğe doğru yol aldı.
Emrah, 1984 yılında İstanbul’da ilk profesyonel albümleri olan “Agam Agam” ve “Gülom” ile müzikseverlerin gönlünde “Küçük Emrah” olarak yer almaya başladı. 1985′ de “Yaralı” adlı albümü büyük ilgi gördü. 1986 – 1987 yıllarında “Boynu Bükükler” ve “Ayrılamam” albümleri ile satış rekorları kırdı. 1990 yılından itibaren albümlerinde kendi söz ve bestelerine yer vermeye başlayan sanatçının birçok parçası vazgeçilmeyen klasikler arasında yerini aldı.
Emrah, sanat yaşamının dolu dolu geçen 20 yılda çıkardığı toplam 18 albümle müzik dünyasında benzeri olmayan rekora imza atmıştı. Albümleriyle beraber başlayan konser maratonu ülkede birçok mekanı tamamen doldururken; 1994 yılında Türkiye’de ilk defa bir Türk sanatçısı, İnönü Stadyumu’nda verdiği muhteşem konserle 50.000 kişilik kapasite ile doldurdu.
Sanatçı, başarısını yurt dışında da devam ettirerek başta Almanya olmak üzere Amerika, Avusturya, Avustralya, Azerbaycan, Belçika, Hollanda, Yunanistan, Yugoslavya, İsveç, İsviçre, Fransa, Danimarka ve Kırgızistan’da birçok konserler verdi. 2001′de Özbekistan’da düzenlenen Zaman Yıldızları festivalinde ödül aldı. Bu festivalde diğer ülkelerden de birçok ünlü yıldız katılıp ödül aldı.
Müzikte gösterdiği başarının yanı sıra, kamera karşısına geçerek oyunculuk yeteneğini de kanıtlayan sanatçı; 20 film ve toplam 43 bölümden oluşan 3 ayrı dizide başrol üstlendi. Filmleri sinema salonlarında ve TV ekranlarında; dizileri ise ülkenin birçok kanallarında defalarca gösterilmektedir.
Ülkenin birçok yılın sanatçısı ödüllerini, ödül arşivlerinin arasına katan Emrah; sanat yaşamında gösterdiği başarıyı özel hayatında da sürdürerek 02. 02. 1994′den beri üyesi olduğu “Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı” yararına 1997 yılında Chep Khaled ile aynı sahneyi paylaşıp muhteşem bir düet yapmıştır. Lösemili Çocuklar için yazılan “Bizim Çocuklarımız” adlı şarkıyla belgesel niteliği taşıyan bir klip çekip, klibin sonunda verilen banka hesap numarası ile vakıfla ilgili çalışmalara bir destek daha vermiştir.
Emrah, şöhretin ona yüklediği sorumluluğun bilincinde olarak, sevenlerine her zaman çok şey borçlu olduğunu düşünerek müzik ve film çalışmalarındaki yolculuğunu sürdürüyor
Sibel Can Biyografi
Sibel Can, 1 Ağustos 1970′de İstanbul’da doğdu. Sibel Can, ilk ve orta öğreniminin ardından müzisyen olan babasının da etkisiyle sahnede olmayı düşlemeye başladı. Can’ın babası çeşitli sanatçılara keman çalardı. Sibel Can 14 yaşındayken dansa merak sardı. İlk olarak babasının, diğer şarkıcılarla çıktığı yurtdışı programlarına oryantal dansçı olarak katıldı. Dans konusunda oldukça yetenekliydi. Kulaktan kulağa yayılan ünü sayesinde Fahrettin Aslan tarafindan keşfedildi. Böylece Maksim Gazinosu’nun oryantal dansçısı oldu.
Sibel Can üç yıl kadar dans etti. Türkiye’nin en iyi dansözlerinden biri olarak gösterildi. Fakat Can’ın asıl niyeti şarkı söylemekti. Bu konuda ilk elinden tutan da yine babası oldu. Bu arada babasının çevresindeki birçok ustadan eğitim aldı. Ve 1988 yılından itibaren Maksim Gazinoları’nda bu kez solist olarak sahne almaya başladı. Sibel Can’in ilk albümünün yapımcılığını Orhan Gencebay üstlendi. Can, genişçe bir dinleyici kitlesi edinen ilk dört albümünde daha çok arabesk ağırlıklı şarkılar yorumladı.
1995 yılında yayınlanan “Şarkılarda Senden Yana” albümünde tarzını biraz değiştirdi. Albümdeki “Deli Yüreğim”, “Dedikodu” gibi parçalar Can’ın eski albümlerine nazaran daha çok ses getirdi. 1997 yılında ise, Serdar Ortaç’ın bestelediği “Padişah”lı albüm yayınlandı. “Padişah”la birlikte Sibel Can, Türkiye’nin en çok konuştuğu isim haline geldi. Ana haber bültenleri bile Sibel Can’sız bir akşam geçirmiyorlardı. Sibel Can bu arada albümün etkisiyle ödüller aldı, televizyon programları, televizyon dizileri yaptı ve belirtilmek gerekir ki “Berivan” dizisiyle adından cok bahsettirdi. Sibel Can’ın bundan sonra çıkarıdığı albümler büyük etkiler yarattı. “Daha Yolun Başındayım”, “Sibel Can Şarkıları”, “Canım Benim”, “Sen Benimsin”.
Sibel Can’nın ayrıca özel hayatında da birçok değişiklik oldu. Can, uzun süre evli kaldığı Hakan Ural’dan boşandı ve bir süre sonra da Sulhi Aksüt ile evlendi.
Şu an yeni imajıyla ve yepyeni devleri bulusturan albümüyle kasırgalar estiriyor müzik dünyasında
Pınar Aylin anlatıyor
1972′nin 12 Mayısında İzmir’de doğup, genlerimde izmirli olmanın getirdiği her türlü avantajı yaşayarak büyüdüm. İlkokula 5 yaşında gidip öğretmen annemin en hayırlı öğrencisi oldum. İzmir Özel Türk Koleji’ne gittiğimde de o kadar miniktim ki okulun maskotu oldum. 16 yaşımda 3. tercihim olan İletişim Fakültesini kazanıp Ege Üniversitesi’ne girdim ve okulda burnumu sokmadığım birşey kalmayana dek herşeye yetiştim. O sıralar reklamcılık adına yaratıcı birşeyler yapacağımı düşünürken TRT’den gelen bir teklifle gençlik programları sunmaya başladım. Diyeceksiniz ki “Hadi Pınar Müziğe Gel.”
Hep hobi olarak baktığım için burada Raks ailesinin etkisini yadsıyamıyacağım ve “Ailenin Kızı” olarak İstanbul’a gönderilmenin getirdiği şansın farkında olarak 22 yaşımda buraya geldim ve sonrasında 4 albümle sizlerle tanıştım.
Sizler beni özlediniz , bende sizleri ama 5. albümü yapmadan önce hayatımın en önemli ve en güzel işini yaptığımı düşündüğüm kızımı dünyaya getirdim ve onun 0-2 yaş arası eğitimini bensiz geçirmemesi ve benimde onun bu tatlı en dönemini kaçırmamam adına sizlerden biraz uzak kaldım. Ve şimdi yeniden başlamaya hazır ve şarkı söylemeyi çok özlemiş olarak dönüyorum
Yusuf Güneyin Biyografisi
24 yaşında. Aslen Trabzon’lu, Londra’da yaşıyor. Londra’da bir şirkette pazarlama müdürlüğü yapan 10 yıldır ailesiyle yaşayan Yusuf Güney, 4 yıl önce Rafet El Roman ile Londra’da bir konserde tanışmasıyla hayatı değişti. O günden beri onlarca beste yapıp, Rafet El Roman’ın albüm teklifini almıştır.
Yusuf Güney, artık hayatını çok sevdiği müzik ile kazanmaya başlamıştır. Rafet El Roman’ın vokalistliğini yapan Güney, yakın bir zamanda çıkaracağı albüm heyecanı ile uzun ve yorucu bir yola girmiş ve başarı ile ilerlemektedir. Güney, önümüzdeki aylarda İstanbul’a yerleşeceğini de belirtmiştir.
Ayrıca Yusuf Güney, kendi albümü için hazırlıklara başlamış ve kasım ayı sonunda solo albüm ile sevenleriyle buluşacak
Vildan Atasever Biyografisi, Vildan Ataseverin hayatı
Vildan Atasever, 26 Temmuz 1981′de Bursa’da doğdu. Babası narkotikte komiser, annesi ise ev hanımı olan Vildan Atasever’in 4 kardeşi daha bulunmaktadır. Bahçelievler Gürsoy Koleji’nde ortaöğretimine başladıktan bir süre sonra buradan ayrılıp Cihangir Koleji’ne geçti. Ünlü bir oyuncu olma isteği de bu yıllara dayanıyordu.
Lise’den sonra Açıköğretim’e gittiği yıllarda radyoda DJ’lik ve Best Tv’de VJ’lik yaptı. Tanınması dönemin ünlü internet sitesi chivi.com’da web kızı olmasıyla başladı.
Tiyatrocu Çetin Etili ile tanışmasıyla tiyatroya adım attı. Kurtlar Vadisi adlı dizisinde Nazlı Bekiroğlu karakteri ile televizyon dünyasından tanındı. Bu dizide Hüsrev Ağa’nın uyuşturucu bağımlısı kızını canlandırdı. Role çalışmak için babasından yardım alan Vildan Atasever, UMATEM’de bağımlılarla birlikte zaman geçirerek hem onlara destek oluyor hem de rolü için hazırlık çalışması yapıyordu. Büyük çıkış yapması Kadın İsterse adlı dizide Hülya Avşar’ın kızı “Buket” rolüyle oldu. Ardından Azize, Plajda Kız Tavlama Klavuzu, Kader ve Yaralı Yürek adlı yapımlarda görev aldı.
Sinema dünyasında çıkışı ona Altın Portakal kazandıran İki Genç Kız adlı film ile oldu. Filmde canlandırdığı sınıf atlamaya hevesli genç kız rolü ile 42. Antalya Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”nü aldı. Bu noktaya gelmesinde bu filmde de birlikte çalıştığı Hülya Avşar’ın büyük katkısı olduğunu söylemektedir.
Gazateci Taylan Kılınç ile evli olan Vildan Atasever, başrollerini Fikret Kuşkan, Nejat İşler, Mehmet Günsür, Erkan Can ve Melisa Sözen’in paylaştığı Bıçak Sırtı adlı dizide rol almakta
Necati Şaşmaz Biyografisi Hayatı
Kurtlar Vadisi Dizisiyle ile tanılan Necati Şaşmaz sinema oyunculuk yolunda kardeşleri ile yazdıkları oynadıkları dizi ile şöhretin en güzel yerlerinde almaya devam ediyorlar. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en populer dizisine imza attılar. Halen Kurtlar vadisi pusu devam etmektedir.
Necati Şaşmaz Biyografisi Hayatı ;
1971 yılında Elazığ’da doğdu. Abdulkadir Şaşmaz’ın oğlu. Asıl mesleği turizmcilik. Eğitimini Kanada’da tamamladı. Amerika’da 6 sene kaldı. Ankara’da sigorta acentesi açtı. Çok geçmeden İstanbul’da Osman Sınav’la bir iş görüşmesi yaptı. Bu görüşmeden sonra Kurtlar Vadisi dizisi ortaya çıktı. Bu diziyle hayatı değişti. Amcası, eski MHP milletvekili Tahir Şaşmaz’dır. Necati Şaşmaz’ın Raci Şaşmaz (Kurtlar Vadisi dizisinin senaristi) ve Zübeyr Şaşmaz adında iki kardeşi vardır
Banu Alkan Biyografisi Hayatı
2000 yılında ‘Nerdeee bende site kuracak para’ repliğiyle ününe ün katan, magazin gündeminin en tepesine yerleşen Yeşilçam’ın Afrodit’i Banu Alkan, evinden jandarma zoruyla çıkarıldı… Banu Alkan, 1998 yılında Ziraat Bankası’ndan 5 milyar lira kredi aldı. Ancak, kredi borcunu ödemeyen sanatçının, Balıkesir’in Edremit ilçesi Altınoluk’taki lüks villası 24 Şubat 2000′de icra yolu ile satıldı. Alkan’ın anne ve babasının da oturduğu villa 26 milyar 500 milyon liraya Mehmet Yüzüak’a satıldı. Bunun üzerine Yeşilçam’ın Afrodit’i satış için Yargıtay’a ret davası açtı; ancak kaybetti. Alkan, gönderilen ihbarları dikkate almadı ve villayı boşaltmadı. EŞYALAR BAHÇEDE… Ve 25 Mayıs 2001… Villayı satın alan Mehmet Yüzüak’ın avukatı ve icra memurları, Altınoluk Jandarma ekiplerinin gözetiminde villayı boşalttı. Alkan’ın değerli eşyaları da haciz edilirken anne ve babası ise sokakta kaldı. Edremit İcra Dairesi tarafından haciz edilen beyaz eşyalar ile mobilyalardan oluşan değerli eşyalar paraya çevrilmek üzere yediemine alındı. Alkan Ailesi, geceyi komşularında geçirdi
Gökhan Güney Hayati
1954 yılında Hatay Reyhanlı’da doğdu. Yedi kardeşin en küçüğü olan Güney ilkokulu bitirdikten sonra öğrenimine devam etmedi. Gerçek adı Turan Yüceler’dir.
1967 yılında İstanbul’a gelerek konfeksiyonculuğa başladı. Bu arada müzik çalışmalarını amatörce sürdürdü. Askarliğini Urfa’da bandocu olarak yaptı.
Müzik kariyerine Melahat Pars yönetimindeki Kadıköy Musiki Derneği’nde başladı.
1974 yılında Fatma Hanım’la evlendi. Bu evlilikten Selim, Serhan ve Büşra adında üç çocuğu oldu. 1979 yılında “Garibin Çilesi Ölünce Biter” adlı ilk kasedini yaptı. Bu arada arabesk filmler modasına uyarak kamera önüne geçti ve 50′nin üzerinde filmde başrol oynadı.
Banu Alkan, Seda Sayan, Oya Aydoğan gibi dönemin popüler sanatçılarıyla birlikte rolaldığı filmlerde zirveye çıktı. Rol aldığı filmlerin yanısıra 9 da film yönetti. Güney, Galatasaraylı olması ile de tanınıyor.
Filmlerinden bazıları
1979 : Garibin Çilesi Ölünce Biter
1980 : Vurun Beni Öldürün, Sevgi Dünyası
1981 : Günah Defteri
1982 : Talih Kuşu, Gözüm Gibi Sevdim, Hülyam, Can Yoldaşım, Sızı.
1983 : Aşk Adası.
1984 : Çaresizim.
1985 : Candan Sevmeli, Unutamadım, Sensizliğe Alışacağım, Ayrılık Acısı, Melek Yüzlüm.
1986 : Namus Sözü, Hırsız, Gün Akşam Oldu, Sevdan Öldürdü Beni, Seni Sevmeyen Ölsün.
1987 : Sevdim Seni, Tutsak (1987), Gözlerin Sevda Senin.
1988 : Tanrı Seni Korusun, Sana Can Dayanmaz, Ayrı Dünyalar.
1991 : Bir Umut Uğruna.
1993 : Bizim Mahalle.
1994 : Tomurcuk.
1995 : Polis Dosyası, Düğüm.
2000 : Özlem
Albümlerinden bazıları
1987 : Garibin Çilesi Ölünce Biter, Vurun Beni Öldürün.
1990 : Nazar Değmesin.
1993 : Güneş Yeniden Doğuyor.
1994 : Nazlı Nazlı.
1996 : Kahrolası Gururum.
1998 : Klasikler.
1999 : Benim Sevdam.
2002 : Eski Zaman Anılarım.
2005 : Yinemi Sen.
2006 : Gökhan Güney 97 – Geceler.
91′e Merhaba, Alışacağım, Sana da mi Geldiler, Anla Beni, Çaresizim, Dertsiz Gün Görmedim, Dost Yaraları, Geceler, Korkuyorum, Melek Yüzlüm, Öğrenemedim, Öpmek Geldi İçimden, Sana Can Dayanmaz, Senden Bana Yar Olmaz, Yaşadıkça, Sevgi Dünyası, Çekilmez Çileler, Söz Veriyorum, Talih Kuşu, Tanrı Seni Korusun, Yeter Sevgilim, Olacak Şeymi.
Tanju Gürsu ( 1938)
1938 yılında Trabzon’da doğdu. Bir sinema dergisinin 1962 yılında açtığı yarışmayla sinemaya geçti. Fosforlu Oyuna Gelmez ilk filmi oldu. Bu arada Özden Çelik’le birlikte Anıt Film şirketini kurup yapımcılığa başladı.
Önemli filmleri:
Gurbet Kuşları, Haremde Dört Kadın (Halit Refiğ), Duvarların Ötesi (Orhan Elmas), Mardin-Münih Hattı (Ünal Küpeli/ TV), Kurtar Beni (Halit Refiğ

