Adet düzeni ? Adet kanaması (Regl) Nedir ?
Rahim iç yüzeyinde her ay dölenmiş yumurtanın ( gebeliğin ), gelip yapışmasına ve buradan beslenmesi için damarlanmasını sağlayacak bir tabaka oluşur ve eğer döllenme yoksa bu duvar görevini tamamlayıp yerini alttan gelen yeni dokuya bırakarak dökülür, rahimden dolayısıyla vücuttan dışarıya atılır. Her ay bu işlem aynı şekilde tekrarlanır biz bu sürece menstürel siklus – adet düzeni, işlevini yitirerek yerini yeni oluşan yapıya bırakıp dışarıya atılan bu dokuya da adet kanı, mentürasyon kanaması diyoruz.
Her insanın vücudundaki her düzenin birbirinden farklı olduğu gibi adet düzeni de kişiden kişiye göre farklılık gösterir.
Yılardan beri yapılan çalışmalar ve elde edilen veriler sonucunda ;
-İdeal sürenin 28 ± 7 gün olduğu yani bir kanamanın ilk gününden, sonraki kanamanın ilk gününe kadar geçen sürenin en az 21 en fazla 35 gün olmasını normal kabul etmekteyiz.
-Ortalama menstürel kanama süresi de 5 ± 3 gün olarak kabul edilmektedir. Yani en az 2 gün, en fazla 8 gün süren adet kanaması normal sınırlar içindedir.
Kanamanın miktarı da önemlidir, bir adet kanması boyunca kaybedilen kan miktarı ortalama 40 ml olup, en fazlası 80 ml en azı 20 ml dir. (basitce üç ile beş pet normal kabul edilmektedir)
Bunların dışındaki kanamaları normal dışı kabul etmekteyiz ve bu anormal kanama dediğimiz kanamalar kadınlarımızın jinekolojik şikayetlerinin % 10 ila 15”ini oluşturmaktadır.
Kanamanızın normalden çok veya az miktarda olması, daha sık veya daha uzun aralıklarla gelmesi, ara kanamaların olması yaşam kalitenizi bozacağı gibi, sinir sisteminizi de etkileyecektir. Hemen ekliyelim ilerideki sayfalarımızda adet sancıları ve adet öncesi gerginlik dediğimiz premenstural sendrom ve yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz, çünkü bu da hanımlarımız için ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır.
Adet düzeni niçin bozulur ve neler bozar, normal dışı kanama, vücudun hem biz doktorlara hem de siz hanımlara bir işaretidir. Bu tip problemlerin çok basit nedenlerden oluşabileceği ve basit bir tedavi ile çözülebileceği gibi, altında yatan çok büyük problemlerden oluşabileceği gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Problem ne kadar büyük olursa olsun erken teşhisin başarısı çok yüksektir. Onun için kanama bozukluklarımızı ihmal etmiyelim, en kısa sürede bir jinekoloğa baş vuralım, sorun basitse çözümlendirip hayat kalitemizi yükseltelim, eğer ciddi bir neden varsa vakit kaybetmeden tedavimizi olup zarar görmeden veya en az zararla çözüme ulaşalım.
Neler adet düzenini bozabilir; yeni adet görmeye başlıyan genç kızlarımızda da ilk adet yılındaki kanamaları düzenli aralıklarla gelmeyebilir, biz gerekli muayeneyi yapıp altında herhangi bir başka neden yoksa hormonal düzen oturuncaya kadar beklenmesini tavsiye ederiz. Adetten kesilmek üzere olan hanımlarımızda da düzen bozulmaya başlar.
Başka nedenler ne olabilir dersek;
- Gebelik
- Üzüntü
- Stress
- Hormonal problemler
- İyi huylu tümörler
- Kanserler
- Doğum kontrol hapı gibi hormon haplarının yanlış kullanımı
- Spiral
- Enfeksiyon
- Kan Hastalıkları
- Tiroid hastalıkları gibi bir çok neden adet düzenini bozabilir.
Yapılması gereken nedir ?
En kısa sürede jinekoloğunuza gidip nedenini ve çözümünü öğrenmek olmalıdır
En Büyük Cinsel Fantezi
ABD”li ve Kanadalı Erkekler, Duşta En Çok Angelına Jolıe”yle Sevişmek İstiyor. Kadınların Tercihi de Brad Pıtt.
ABD”Lİ VE KANADALI ERKEKLER, DUŞTA EN ÇOK Angelina Jolie ”YLE SEVİŞMEK İSTİYOR. KADINLARIN TERCİHİ DE Brad Pitt .
Banyo ekipmanları ve malzemeleri üreten Grohe adlı firma, ABD”li ve Kanadalıların banyodaki davranışlarına ilişkin bir araştırma yaptı. Ankete katılanların beşte biri banyoda seks yapmayı çok seviyor. Erkekler, banyoda Angelina Jolie ”yle sevişmek istiyor.
Diğer tercihler ise Jessica Alba ve Pamela Anderson . Kadınların ilk tercihi ise Brad Pitt . Kadınların diğer tercihleri de George Clooney , Johnny Depp ve Mel Gibson .
BİRA YANINDA MEZE
Araştırmaya katılanların yarısına yakını banyo yaparken bir yandan da banyoyu temizliyor, beşte biri tıraş oluyor, dörtte biri de dişlerini fırçalıyor. ABD”liler, besledikleri hayvanlarla banyo yapmayı çok seviyor. Duşta, soğuk birayla birlikte meze yemek ve çocuklarla oynamak da en yaygın davranışlar arasında.
Araştırmaya göre, banyo, yaşama ilişkin önemli kararların alındığı yer olarak da tanımlanıyor. Ankete katılanların yarısından fazlası, iş değiştirme, evlenme, boşanma, çocuk yapma ve yeni yatırımlarına banyo yaparken karar veriyor
Erkeğin Cinsel Fantezi Merakı
Erkeğin cinsel fantezi merakı hastalık değil!
CİNSEL TIP DERNEĞİ BAŞKANI DR. CEM KEÇE Bazı insanlar dokunulmaktan, bazıları cinsellik konuşmaktan, bazıları ise fantezi kurmaktan ve gerçekleştirmekten hoşlanırlar.. Erkek arkadaşımla iyi bir cinsel hayatımız vardı ama son zamanlarda sürekli fantezilerinden bahsediyor. Yaptırmak için uğraşıyor. Bütün gece beni uyutmuyor. Uykusuzluktan çalışamaz oldum. Sizce sevgilim hasta mı? Emine H./ Antalya
Cinsellikte en önemli şey; her iki tarafın da aynı şeyi istemesi, bundan keyif almasıdır. Bazı insanlar dokunulmaktan, bazıları cinsellik konuşmaktan, bazıları ise sık cinsel fantezi kurmaktan ve bu fantezileri gerçekleştirmekten hoşlanırlar.
SEVGİNİZİ İFADE EDİN
Tüm erkekler böyle olmadığı gibi kişinin tercih ettiği bu uyarı şekli de onun hasta olduğu anlamına gelmez. Çünkü cinsel istek, bilincin dışında kaynaklanır. Bastırılmış cinsel istekler, partnerinizin fanteziye yönelmesine yol açabilir. Bu nedenle ona ilgi ve sevginizi ifade ederek, cinsel hayatınızı sorgulamanızda fayda var.
YARATICI OLUN!
Yapmanız gereken; partnerinizin cinsel fantezilerini bastırmak yerine, sizin de hoş gördüğünüz çerçevede yaşamasına fırsat vermektir. Ayrıca farklı ilgi alanlarına yönelmeniz, daha yaratıcı ve aktif olmanız partnerinizin daha az fantezi konuşmasına yardım edecektir
Kadınların Seks Fantezileri
Cinsellik söz konusu olduğunda, kapalı gözlerin ardındaki görüntüler bazen gerçek hayatta yaşananlardan çok daha çılgınca olabiliyor.
Cinsellik söz konusu olduğunda, kapalı gözlerin ardındaki görüntüler bazen gerçek hayatta yaşananlardan çok daha çılgıncadır. Üstelik bu çılgınlığın ardında, kişiliğimize dair ilginç sırlar da saklı olabilir!
Sokak röportajları yapan bir muhabir sizi yolda durdurup en tuhaf cinsel fantezinizi sorsa, bunu ona anlatmaya cesaret edebilir misiniz? Muhtemelen hayır! Peki en yakın arkadaşınızla baş başa sohbet ederken bu konuda rahatça konuşabilir misiniz? Cevap yine hayır! Konu seks; özellikle de cinsel fanteziler olduğunda, çoğumuz hayal gücümüzün akıllara ziyan ürünlerini kendimize saklamayı tercih ederiz. Bunun iki sebebi vardır.
Fantazilerdeki ipuçları
Birincisi; fantezilerimizin kişiliğimize, özlemlerimize, beklentilerimize, hatta bazı durumlarda cinsel sorunlarımıza dair ipuçları taşıdığını biliriz. Dolayısıyla onları açığa vurmak bizim için ortalıkta çırılçıplak dolaşmak kadar imkânsızdır. İkincisi; bu fanteziler zihnimizde ne kadar anlamlı ve doğalsa, anlatınca bize o derece anlamsız, olağandışı ve gülünç gelir. Sonuç olarak pek çok kadın, cinsel içerikli hayallerini kendine saklamayı tercih eder. Öyle ki bu hayalleri sevgilisinden ya da eşinden bile uzak tutar. Daha edepli olanları hafızasının bir köşesinde saklarken, uç noktalarda gezinen hayallerini acilen unutmayı tercih eder.
Seksologların işi zor!
Kadınlar için cinsel fantezileri hakkında konuşmak, cinsel hayatları hakkında konuşmaktan bile daha zorken, seksologların halini düşünebiliyor musunuz? Onlar için asıl cazip olan yüzlerce kez dinledikleri iktidarsızlık, yatakta iletişim bozukluğu ya da isteksizlik hikâyeleri değil, beynimizin bize oynadığı tutku oyunlarıdır ama bu oyunlara ulaşmaları hiç de kolay sayılmaz.
Erkek ya da kadın, herhangi bir insanın; ”Hadi bir delilik yapayım” deyip seks fantezisini anlatması için kendini gerçekten çok rahat hissettiği, güven duyduğu, yargılanma kaygısı taşımadığı ideal ortamda olması gerek. Çünkü herkes fantezi kuruyor, herkes herkesin fantezi kurduğunu biliyor ama bu konu hâlâ ciddi bir tabu… Neyse ki İngiltere”de bir grup araştırmacı ağızlarından girip burunlarından çıkarak yedi cesur kadını konuşturmayı başarmışlar. Bu kadınların fantezileri, dünyadaki pek çok kadının fantezileriyle ortak özellikler taşıyan, sıradan sayılabilecek hayal ürünleriymiş.
Erotize etmek için kullanıyorlar
Araştırmanın ilk şaşırtıcı sonucu şu olmuş: Kadınlar, seks fantezilerini daha çok seks sırasında havaya girmek, bir anlamda kendilerini erotize etmek için kullandıklarını itiraf etmişler. Uzmanlar bunun kesinlikle bir eksiklik, yani cinsel açığın fanteziyle kapatılmaya çalışılması şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söylüyorlar.
Vücudun ve zihnin her an, her yerde ve her koşulda sevişmeye hazır olması mümkün olmadığı, özellikle de bugünkü yaşam biçimimizin içerdiği hemen her şey cinsel istek üzerinde öldürücü etki yarattığı için, işe yaradığı sürece fantezilerimizi devreye sokmamızda bir sakınca yok. Ayrıca bu fantezilerle yüzleşmek, kendimiz hakkında çok daha fazla şey öğrenmemizi de sağlıyor. İşte sıradan kadınların kendileri için yazdıkları sıradışı seks hikâyeleri ve bu hikâyelerin gizli göndermeleri…
İzlenme fantezisi
Arkadaşlarınızla birlikteyken cinsel hayatınız hakkında küçücük bir imada bile bulunmaktan ölesiye korkuyorsunuz ama en büyük fanteziniz sevişirken gözetlenmek… Bunun bir çelişki olduğunu mu düşünüyorsunuz? Aslında değil. Hatta gerçekle kurmaca arasındaki bu zıtlığın birbirini beslediği bile söylenebilir. İzlenme fantezisi kadınlar arasında yüzde 22 oranında görülen, dolayısıyla uzmanlar tarafından normal kabul edilen bir fantezi… Peki bu teşhircilik hevesinin sebebi ne? Bir kadın neden partneriyle yaşadığı en mahrem dakikalara üçüncü bir kişinin ortak olmasını hayal eder? Yapılan araştırmaların sonuçlarına bakılırsa, kadınlar, içlerine işleyen birtakım toplumsal kabulleri cinsel fantezilerine de yansıtıyorlar.
Gözlenme hayali
Günümüzün toplumsal kabulleri arasında ise kişinin görünüşüne, başkaları üzerinde yarattığı etkiye, kalıplaşmış bir ifadeyle, “imajına” özen göstermesi ilk sırada geliyor. Bu da teşhirciliğin seks fantezilerine taşınmasına neden oluyor. Gözetlenme hayali, bir tür “Bakın ben ne kadar iyi bir yatak partneriyim” mesajı taşıyor.
Bu hayalin en iyi yanı ise, kadına kendini ilgi odağı gibi hissetme ve özgüven tazeleme fırsatı tanıması… Sevişirken izlendiğini hayal eden kadının egosu güçleniyor. Fakat bu yine de o kadının, hayali gerçeğe dönüşse rahatsız olmayacağı ya da bu fantezinin pratikteki karşılığını reddetmeyeceği anlamına gelmiyor.
Kurmaca bir karakterle sevişme fantezisi
Pek çok kadın ünlü erkeklerle seks yapmanın hayalini kurar; özellikle de oyuncularla… Fakat bundan çok daha yaygın olanı, filmde ya da dizide canlandırılan bir karakterle sevişme hayalidir. Gerçekte var olmayan bu karakterler, bütünüyle güvenilirdirler, üstelik her türlü abuk sabuk fanteziye gıklarını bile çıkarmadan malzeme olurlar! Gerçek bir erkek sizi yangından kurtarıp, hemen ardından sahilde günbatımını izlemeye götürüp orada sevişmeyi teklif etmez; zaten etseydi de, merak etmeyin, ondan koşarak uzaklaşırdınız.
Gerçek hayatta bu sırayla ilerleyen bir olaylar silsilesi, kafada soru işaretleri uyandıran bir saçmalıktan başka bir şey değildir. Oysa siz bu saçmalığın hayalini kurmakta ve bu hayali istediğiniz noktaya çekmekte sonuna kadar özgürsünüz. Yine de seksologlar bizi bir tek noktada uyarıyorlar: İdealize edilen karakterle ilişki hayalini abartıp gerçekliğine inanmaya başlama noktası! İşte bu sınırı geçmemek gerek.
Çünkü eğer hayatımıza giren her erkeği fantezi dünyamızdaki bu ideal erkekle karşılaştırırsak, her seferinde hayal kırıklığına uğrayacağımız kesin. Şunu unutmamalıyız: Bir filmde ya da dizide görüp beğenmiş, oradan esinlenmiş olsak da, sonuçta kafamızdaki karakteri biz yarattık ve elbette bize göre mükemmel olacak şekilde yarattık. Kanlı canlı hiçbir erkek onunla rekabet edemez, çünkü o aslında yok!
Kadın kadına sevişme fantezisi
Bu fantezinin akla getirdiği ilk ve en klişe soru şudur; ”Acaba ben gizli eşcinsel olabilir miyim?” Oysa eşcinsel ilişkiye dair fanteziler, yaratıcı heteroseksüellerin hayal dünyasında da söz konusudur. Bir insanın seçimini eşcinsellikten yana yapmamış olması, içinde bu yönde en ufak bir dürtü bile duymayacağı anlamına gelmez. Aynı zamanda gerçekten bir hemcinsiyle birlikte olması gerektiğini de ifade etmez.
Kadınların yüzde 25”i hayatları boyunca en az bir kez başka bir kadınla seks yapmanın hayalini kurmuştur. Bunun sebebi ise basitçe şudur: Hemcinsleriyle kuracakları mahremiyet bağının ve fiziksel güzelliğe temas etme deneyiminin nasıl bir şey olduğunu merak ederler. Cinsel ve fiziksel her türlü farklılığın ortadan kalktığı, eşit şartlar altında yaşanan bir cinsel tecrübenin neye benzediğini gözlerinin önüne getirmeye çalışırlar.
Bir kadınla sevişme fantezisi, aynı zamanda hayata geçirilmesi en kolay fantezilerden biridir. Fakat bu deneyimi yaşayan heteroseksüel kadınların büyük bölümü, gerçeğe dönüşünce pırıltısını kaybeden her fantezi gibi bunun da bekledikleri kadar farklı ve özel bir his yaratmadığını söylerler.
Bir arkadaşla sevişme fantezisi
İşte fantezilerin en tehlikelisi ve kadınlarda en fazla panik yaratanı… Düşünün ki çok yakın bir erkek arkadaşınız var, onunla bütün sırlarınızı paylaşıyorsunuz, ona sevgililerinizle yaşadıklarınızı anlatıyorsunuz, o da size kendi aşk maceralarını anlatıyor, birbirinize tavsiyeler veriyorsunuz onunla sohbet etmekten büyük keyif alıyorsunuz. En büyük gurur kaynağınız ise, bir erkekle en ufak bir cinsel boyut taşımayan bir ilişki kurmuş olmak…
Fakat o erkek bir gün, durduk yerde erotik rüyalarınızın baş kahramanı oluyor ve siz, onunla aranızdaki samimiyeti farklı yönlere çekmeye çalışan beyninizden nefret ediyorsunuz! Oysa “Demek aslında ondan hoşlanıyormuşum” diye düşünmek ancak ve ancak klasik Hollywood romantik komedilerine yakışan, sığ bir yaklaşım…
Kadınlar, duygusal bağ kurdukları kişilerle fiziksel temas da kurmak isterler, fakat beynimiz bazen bu isteği yanlış yorumlayıp işi seks noktasına vardırır. Bu fanteziyle asıl ifade etmek istediği, sizin arkadaşınızı ne kadar özel bir insan olarak gördüğünüzdür.
İki erkekle birden sevişme fantezisi
Grup sekse grup indirimi yapılmasa da, bu fantezi pek çok kadının hayal dünyasının nadide bir ürünü olarak cinselliğin tarihindeki yerini almıştır; Utah Üniversitesi”nde yapılan bir anketin sonuçlarına göre, kadınların yüzde 50′’sinin… “Hayal kurarken bir erkek neyinize yetmiyor?” sorusunun cevabı ise bir değil, birkaç tanedir. Öncelikle, bu fantezi en yaygın ve gerek porno, gerek anaakım film senaryolarında kendine en çok yer bulan fantezilerden biridir; dolayısıyla bu noktada herkes modaya uymak ister.
İkincisi, bir kadın için bir erkek tarafından arzulanmaktan daha güzel olan tek bir şey varsa o da iki erkek tarafından arzulanmaktır. Kadın egosu için iki erkekle sevişmek, iki kat seksi bulunmak demektir. Bu fantezide genellikle birbirinden çok farklı tipte erkekler bir araya gelir; yani kadın hayal kurarken genelleme yaparak, kendisini bütün erkeklerin çekici bulacağı ve hepsinin onunla yatmak isteyeceği varsayımında bulunur. Üçüncü sebep ise biraz daha düşündürücü:
Kadınlar, iki kişilik ilişkinin aşırı derinleşmeye başlayan yakınlığından kaçma ihtiyacı hissettikleri zaman iki erkekle birden sevişmeyi hayal ederler. Dolayısıyla bu fanteziyle, uzun yıllardır evli olan kadınlarda daha sık karşılaşılır. Böylece romantizm potansiyeli taşıyan bir deneyim, bir anda tamamen fiziksel bir ihtiyacın karşılanmasına dönüşür; seks, özüne döner. Yani bu fantezi, son dönemde partnerinizle fazla içli dışlı olduğunuz ve ilişkinizde biraz mesafeye ihtiyaç duyduğunuz anlamına da gelebilir.
Tecavüz fantezisi
İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki, hiçbir kadın tecavüze uğrama fikrinden hoşlanmaz. Yani bu deneyimi “istemek” diye bir şey söz konusu değildir, çünkü zaten o zaman tecavüzün tecavüzlüğü kalmaz. Fakat yine de pek çok kadın bunun fantezisini kurar. Sebebi oldukça basit: Kontrolün bir başkasının elinde olduğunu hayal etmek, kadınlarda erotik sorumluluğu azaltarak onların kendilerini daha özgür, rahat ve istekli hissetmelerini sağlıyor. Dolayısıyla hayatını kadın-erkek eşitliği için mücadeleye adamış, bağımsız ve güçlü bir kadın bile geceleri erotik rüyalarında kendine kurban rolü biçebilir.
Tek istediği, kendine güçlü olmak zorunda kalmayacağı, ipleri bir başkasına teslim edeceği ve onun tarafından yönlendirilmenin rahatlığını yaşayacağı bir seks sığınağı yaratmaktır. Uzmanlar bunun bir çelişki olmadığını söylüyorlar. Öyleyse onlara güvenelim ve içeriği ne olursa olsun, fantezilerimizin tadını çıkarmaya bakalım
Cinsel Hayat Bir İbadet midir ?
Cinsel hayatı ibadet hayatının bir bir bölümüdür. Çünkü yapılması ve yapılmaması doğrudan sevap veya günah kapsamına girmeyen mübah işler dahi Allah rızası gözetilerek ibadete dönüştürülebilinir.
Unutmayalım! her zaman ibadet zamanı, her mekan ibadet mekanıdır.
Her söz, her davranış ve her iş ya ibadet sınırların içinde veya dışındadır, buna cinsel hayatın ibadet hayatının bir bölümü olduğu yönünden bakarsak:
- Cinselliği korumak ve kullanmak bir ibadettir: İnsanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları yaratan ve üreme organına yükleyen Allah”tır.
O”nun yarattığı cinselliğe saygı duyarak ve O”nun koyduğu yasalar içinde evlilik yoluyla cinsel organları kullanarak tatmine ve üremeye yönelmek, Allah”ın hilkatını ve yüklediği görevleri korumaktır. bu sebeple de saf ibadettir. Allah”a isyan olduğu içindir ki Allah Resülü cinsel hayattan çekilmeyi yasaklayarak şöyle buyurmuştur.
“İslam”da cinsel hayattan çekilmek yoktur.”
- Cinsel hayatı evlilikle başlatıp sürdürmek ibadettir: Allah”ın ve Peygamberi”nin emirlerini uygulayarak evlenmek ve böylece cinsel hayatı başlatıp sürdürmek ibadettir.
Evlilik ancak cinsellikle oluşturulup yaşatılabileceğinden, hele cinsel eylemler pek tabi bir iabdettir?
- Cinsel haramlardan kaçınmak ibadettir: Cinsel haramlar dahil, Allah”ın ve Peygamberinin bütün yasaklarından kaçınmak ibadettir. Kaçınılması gerekenilahi yasaklardan biri zinadır.
Zina yapmak imkanlarına malik iken Allah”ın azabından korkarak ve rızasını talep ederek zinadan kaçınmak öylesine büyük bir ibadettir ki, bu ibadet dünyada mücizemsi olayları doğurabilecek yüceliktedir.
- Cinsel haramlardan korunmak için eşle cinsel ilişki ibadettir: Haramlardan kaçınmak farzdır. Cinsel haramlardan korunmamıza yardımcı olacak girişimlerde bulunmamız da farzdır. Farzların ifası ise Allah”a itaat olup ibadettir
Gebelikte cinsel ilişki
Gebelikte cinsel yaşam :
Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanısıra pek çok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir.
Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Cinsellik ve cinsel istek aslında insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir.
Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir.
Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Halk arasında gebelikte cinsel yaşam konusunda , erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur.
Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir.
Her şeyin normal olarak gittiği durumlarda son dört haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeğin ejekulasyon sıvısı (meni) içinde bulunan ve prostaglandin adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını başlatarak erken doğuma sebep olabileceği düşüncesi nedeniyle ilişki önerilmemektedir.
Cinsel gücü arttırıcı maddeler
cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddeler; vücuda dışarıdan alınan ilaç, hormon ve bir takım maddelerin cinsel davranışlar üzerinde belli uyarıcı etkileri olabilir. cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddeler libido üzerinde etki yaparak cinsel isteği ya da hazı değiştirebilirken başkaları, sadece cinsel organların fiziksel tepkilerini farklılaştırır. Ancak cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddelerin çoğunluğu ne yazık ki cinsel istek ve duyumları çoğaltmaktan çok azaltma yönünde etki yaparlar. cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı olarak bilinen maddelerin çoğu beyindeki belli merkezler üzerine etki yaparlar.
Bazılarıysa doğrudan doğruya cinsel organları denetleyen sinirler üzerinde uyarıcı olurlar. Ayrıca birtakım ilaç ya da maddeler sarhoşluk, gibi genel bir durum yaratarak cinsel davranış farklılıklarına yol açarlar. Uyarıcı maddelerin hangi koşullar içinde alındığı da etki açısından önem taşır. Buna en iyi örnek LSD kullananların durumunda görülür. LSD, genellikle cinsel isteği yok edici olarak bilindiği halde bu maddeyi erotik bir ortamda alan ya da maddenin bu özelliğinden habersiz olarak ondan cinsel uyarıcılık etkisi uman bireylerde bu tür beklentiler doğrultusunda cinsel isteğin arttığı görülmüştür.
cinsel istek uyarıcı gücü arttırıcı maddelerin erkekler üzerindeki etkileri günümüzde oldukça iyi bilinmekte, buna karşılık kadınların çoğunun maddelere gösterdikleri tepkiler, erkeklerinkine benzer olması tahmin edilerek değerlendirilmektedir. Bunun nedeni, cinsel tepkilerin erkek bedeninde çok daha rahatlıkla ölçülebilir olmasıdır. Bu konuda pek çok araştırma yapılmakla birlikte cinsel uyarıcı olarak tam güvenilir bir takım maddeler henüz bulunamamıştır.
Aşık olmanın olağanüstü afrodizyak etkisinin yerini dolduracak herhangi bir kimyasal maddeden söz etmek henüz mümkün değildir. Halk arasında özellikle yaygın inanışlara konu olan adamotu, aslan perisi tozu, gergedan boynuzu gibi etkili olduğu sanılan afrodizyaklardan başka cinsel uyarıcı nitelikleriyle tanınan maddeler ; Alkol. Alkol, beynin merkezleri üzerinde etki yapan bir maddedir ve tarih boyunca cinsel etkinliği arttırdığı düşünülmüştür. Gerçekte alkol beynin korku ve endişe ile ilgili merkezlerini uyuşturur. Bundan dolayı kişiyi yürekli kılar.
Fakat yüksek dozlarda, tanıma ve bilinç işlevlerini sekteye uğratır. En had durumdaysa felç benzeri bir sonuç yaratarak kişiyi tamamıyla duyarsızlaştırır. Shakespeare’in deyişiyle: “İstekleri kışkırtır, fakat etkinliği götürür”. Özellikle erkeklerde ciddi alkoliklik sorunu olan kişilerin tamamıyla cinsel iktidarlarını yitirdikleri görülür. “Barbiturat” deyimiyle anlaşılan yatıştırıcı, sakinleştirici ilaçların etkisi de aynen alkole benzer. Bunlar beynin cinsellikle ilgili merkezlerini uyarmazlar, fakat az bir dozda alındıklarında kişiyi kaygılarından ve çekingenlikten kurtardıkları gibi, doz biraz fazlalaştıkça cinsellik de dahil olmak üzere tüm davranışları kısıtlarlar.
Esrar ve Halusinojen maddeler. Halusinojen madde olarak sınıflandırılanlardan LSD, bilinçte ve algılamada çok güçlü değişimler oluşturur. Dolayısıyla cinsel davranışları da etkiler. Kişilerin LSD maddesinin etkisi altındayken yapılan cinsel birleşmeyi “erotik” olarak algıladıkları, ve bütün bu yaşantıyı “ilginç” buldukları gözlenmiştir. Genellikle LSD maddesi bedende kişiden kişiye pek çok farklılıklar içeren tepkiler oluşturur. Fakat kesin olan şudur ki, bu madde insanın erotik duyumlarını pek çok başka duyum ve düşüncelerle birlikte algılamasına yol açar ve cinsel olayı bir uzaklıktan yaşamasına neden olur.
Esrar ,çok daha hafif ölçüde halusinojen bir maddedir. Erotik uyarıcılığı konusunda varılmış kesin bir sonuç olmamakla birlikte birkaç esrar sigarasının cinsel yaşantıya yoğunluk kazandırdığını bildirenler çoktur. Bunlar hafif dozda esrarın kendilerini daha duyumsal, daha tepkisel ve cinselliğe daha yatkın hale getirdiklerini söylerler. Bu konuda ve özellikle esrarın adale kasılmaları üzerindeki etkisiyle ilgili olarak araştırmalar yapılmaktadır. Esrarın genellikle kişiyi alkol gibi rahatlatarak erotik duyarlılığını arttırdığı görüşü egemendir.
Amfetamin. Amfetamin, beyin üzerinde etkili bir madde olup cinsel uyarıcı olarak da kabul edilir. Alışkanlığa yol açabilen bu madde özellikle batı toplumlarında yaygın bir şekilde cinsel uyarıcı olarak kullanılmaktadır. Öte yandan ciddi bir amfetamin ahşkanlığına kurban olan kişilerin ruhsal bozukluk içine düştükleri ve dolayısıyla cinsellikle ilgilerinin kalmadığı bir gerçektir.
Kokain. Kokain kullananlar, bu maddenin etkisi altındayken cinsel birleşmenin olağanüstü tatlı bir zevk olduğunu ileri sürerler. Yine bu durumda da çok ciddi bir bedensel alışkanlık oluştuğunda kokain isteği, kişinin cinsel isteğini öldürerek onun yerini almaktadır. Amfetamin gibi kokain kullanımı da ilk başlarda kişide genel bir libido çoğalmasına yol açmakta, cinsel isteğin artışına koşut olarak da cinsel etkinlik derecesi yükselmektedir. Ayrıca, bu etkilerin saptanmasında maddenin damardan alınışının da etkiyi çoğaltan bir etmen olduğu görülür. Fakat maddenin kullanımı alışkanlık düzeyine vardıktan sonra libidoda genel bir düşüş izlenmeye başlanır.
Androjen. Androjenin hem cinsellik organlarını etkileyen sinirler üzerinde hem de beynin cinsellik merkezleri üzerinde etkisi vardır. Bu, aynı zamanda bilinci değiştirmeksizin ve libido artışının değerini sıfıra indiren başka yan etkiler oluşturmaksızın cinsel güdüyü uyandıran tek maddedir. Androjen erkeklerde ve kadınlarda davranış bozukluklarına yol açmadan cinsel istek ve etkinliği artırır. Bedende androjen noksanlığından kaynaklanan iktidarsızlık sorununa çözüm getirir. Fakat böyle bir noksanlık söz konusu olmadan alındığında androjen farklı etkiler oluşturabilir. Bazı erkeklerde testosteron şeklinde alınan androjen belli sınırlar içinde libidoyu çoğaltır. Testosteron verilen kadınların cinsel güdülerinde de artış görülür. Bu afrodizyak etkisinden dolayı androjen iktidarsızlık durumlarında bazan ilaç olarak önerilir. Tek sakıncası, bir takım yan etkilere yol açabilmesidir. Örneğin kadınlarda aşırı kullanmanın, sivilceler gibi tepkilere, erkeklerdeyse prostat kanserine neden olduğu izlenmiştir.
Kantarid, idrar yolu ile idrar torbasını tahriş ederek yalancı ereksiyona yol açar. Bir çeşit priapizm olarak nitelendirilen bu durum, erkeğin cinsel organı için bir tehlike oluşturur, tam bir iktidarsızlığa ya da ölüme yol açabilir.
Amil nitrit olarak bilinen ikinci madde ise damar açıcı bir ilaç olup, cinsel organlardaki kan dolaşımını artırmakta, böylece cinsel heyecanı etkilemektedir. Fakat bu ilacın cinsel birleşme sırasında kullanımı yine tehlikeli sonuçlar doğurup ölüme bile neden olabilmektedir.
Bu türden sentetik maddelerin dışında, doğrudan doğruya hayvanlarda ya da bitkilerden elde edilen bazı geleneksel afrodizyaklar da bulunmaktadır. Bunlar, çok eskiden beri geleneksel toplumlarda cinsel isteği arttırmak amacıyla kullanılan ama kesin etkileri konusunda bilimsel bir kanıt bulunmayan maddelerdir:
Saparna. Bu bitkinin çeşitli kısımlarından elde edilen karışımlar ilk kez Latin Amerika yerlileri tarafından afrodizyak olarak kullanılmıştır. Saparnadan elde edilen bu karışımlarda çeşitli hormonların bulunduğu saptanmıştır.
Çadıruşağı otu. Bu çok kötü kokulu ve sadece Asya’da yetişen bitkiden elde edilen tonik, Doğu ülkelerinde hem genel bir uyarıcı hem afrodizyak olarak kullanılmıştır.
Ginseng. Çin’de binlerce yıldır ilaç yapımında kullanılan bu ot son yıllarda Batı’da çeşitli biçimlerde üretilmektedir. Genel bir uyancı olarak depresyonlara karşı ve enerji vermek amacıyla kullanılan ginseng’in afrodizyak etkileri olduğunu ileri sürenler de vardır.
Erkeklerde orgazm bozukluğu
Erkeklerde orgazm bozukluğu : Orgazm bozukluğunun kadınlar için belirtilen şartlari erkekler için de geçerlidir. erkeklerde orgazm bozukluğunun en yaygın olarak görülen şekli eşin el ya da oral uyarısı ile cinsel boşalma sağlanabilmesine karşın , cinsel ilişki sırasında orgazmın olmaması durumudur. Bazı durumlarda sadece mastürbasyon ya da sadece cinsel düşlemler ile orgazma ulaşılabilmekte, ilişki sırasında bu gerçekleşmeyebilmektedir. Orgazmın sağlanması için yeterli düzeyde cinsel uyarının olması ve yaş artışı ile uyarı yoğunluğunun artması gerekmektedir.
erkeklerde orgazm bozukluğuna neden olabilecek vücutsal hastalıklar: Prostat operasyonları sonrası, “Parkinson” hastalığı, omurilik kanalında bozukluklara yol açan nörolojik hastalıklar, bazı tansiyon ilaçları, bazı anti psikotik ilaçlar da bu durumu oluşturabilmektedir. Geçici olarak yoğun alkol alimi , kandaki seker düzeyinin çok yükselmesi , bazı hipofiz bezi tümörleri varlığında da görülebilmektedir.
Psikiyatrik kökenli olan şekil kimlerde görülmektedir: Etkilenen kişilerin daha çok bu rahatsızlığın “obsesif-kompulsif” bozukluğu olanlarda daha çok görüldüğüne dair araştırmalar bulunmaktadır. Baskı altında ve katı kuralların olduğu ailelerden gelen kişilerde , cinsel konuların tabu olduğu ailelerde erkeklerde orgazm bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bazı kişilerde de kadınlara veya ilişki kurulan kişiye yönelik düşmanlık hislerinin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Karşısın da kinin kendi gözünde cinsel çekiciliğinin kalmaması durumunda böyle bir sonuç ile karşılaşılabilmektedir
Erkeklerde orgazm bozukluğu tedavisi: Eşle birlikte yapılan cinsel tedaviler başarılı sonuçlar vermektedir.
cinsel ilişkinin yararları
Cinsellik beyinde endorfin üretimini arttırır. Bu kimyasal molekül, dopamin ve serotininle birlikte zevk hormonları olarak sakinlik verir tatmin hisleri yaratır. cinsel ilişki keyif maddesidir; Endorfin, serotonin ve dopamin coşku yaratır.
Beş duyu organı, okşanmakla, yemekle, içkiyle uyarıldığında bu duyular doğrudan beyne ulaşır. cinsel ilişki acıları azaltır; Cinsel tatmin acı eşiğini yükseltir. Bu da endorfinin etkilerinden biridir. Cinsel ilişkinin gevşetici etkisi, kas çekilmelerinde meydana gelen acıları da hafifletir. cinsel ilişki kasları gevşetir; okşanmaların yarattığı mekanik etkiyle, haz alınan uyarılmalar vücuda yayılır. Derideki hassas alıcılardan uyarılar iliklere ve beyne taşınır. Beyinden gelen emirle kaslar gevşer.
√ cinsel ilişki kan dolaşımını arttırır; Cinsel uyarılma sırasında kan akışı cinsel organlarda yoğunlaşır, bir miktar da bütün vücuda yayılır. Arterler önce gerilip zevk anında gevşer. cinsel ilişki kalbi çalıştırır; Cinsel uyarının en yüksek noktasında kalp atışı dakikada 110-180 e çıkar.
Ancak bu etki, seksin sporun yerini dolduracağı anlamına gelmez. Çünkü cinsel ilişki kısa sürelidir. cinsel ilişki daha formda hissetirir; Sevişme sırasında harcanan kalorinin zayıflatıcı etkisi vardır. 20 dakikalık bir ilişkide 200 kalori kaybedilir. bu yarım saat tenis oynamakla eşdeğerdir.
√ cinsellik adeti düzenler; Düzgün bir cinsel hayat hormonal dengeyi korur ve adetin düzenli olmasını sağlar. Düzenli orgazm yaşayan kadınlar kanlarındaki endorfin miktarından dolayı düzenli ve ağrısız adet görürler.
√ cinsellik olumlu düşünmeyi sağlar : Orgazm sonucu serbest kalan enerji, olumsuz düşüncelerin ve takıntıların oluşmasını önleyip olaylara olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmayı sağlar.
√ cinsellik bağırsakları çalıştırır : Cinsel ilişki sırasında karın kaslarının kasılması, derinlere kadar etkisini gösteren bir masaj gibidir. Bunun bağırsaklar üzerinde laksatif etkisi olur.
√ Cinsellik ile ilgili diğer bir araştırma : Depresyon riski daha az: Bir araştırma sonucunda, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmayan kadınların depresyon geçirme riski, diğerlerine göre daha düşük çıktı.
Prezervatif kullanan kadınlarda ise depresyon geçirme riski yüksek çıktı. Bilim adamları, spermlerle birlikte, testosteron ve östrojen hormonlarının da dışarıya atıldığını, bu birleşimin, boşalma sonrasında kadının kanına karıştığını tespit ettiler.
Bilim adamları cinselliğin insan sağlığı üzerindeki etkisini araştırıyor. Denekler üzerinde yapılan incelemede sevişmenin özellikle erkeklerde kalp krizi riskini azalttığı ortaya çıktı
Saadet Sexle Oluyor
numarada gelenler şöyle: Kariyeri olmayan, kocaları kariyer yapan kadınlar. Hani bana sinirlenip de, “tuzun kuru mu?” diyenler. İşte onlar kocalarının paralarıyla geçiniyorlar ama çok mutsuzlar. Çoğu kocalarının kendilerini aldattığını biliyor ama çocukları için katlanıyorlar. Paraları var ama mutlu değiller, seks hayatları da kötü. Her şeyi görmezlikten geliyorlar. Kocaları ise “kadın düşse yakamdan” diye bakıyor. İki taraf da mutsuz.
Ayrı takılan heyecan fakiri çiftler
2 numarada gelenler ise şöyle: Karı-koca kariyer yapanlar. Kocaların çoğu karılarının hırslı kişiliklerinin seks hayatlarını bitirdiğinden söz ediyor. Kariyer kadınları tarafından kullanıldıklarını düşünenler çok. Bir de vakitsizlikten şikayetçiler. Bu çiftlerin çoğu evli ama evli gibi değiller. Heyecan yok. Ayrı ayrı takılıyorlar.
Yalnızım umutluyum
3 numarada olanlar da şöyle: Her şeyin farkında olup da yalnız gezenler. Onlar da çok mutsuz ama umutlular yine de. En azından etraflarındaki kötü örneklerden olmadıkları için umutlular.
Taşıyamayan erkekler
4 numarada olanlar da şöyle: Çalışan, birlikte olduğu kişiye kendi karar veren kadınlar. Onlar da taşınamama sorunu yaşıyor. Onlarla birlikte olan, bir kadının kendilerinden daha üst seviyede olduğunu bilip de buna çok aldırış etmiyormuş gibi yapan erkekler. Bunlar da şöyle ne istediğim bilen kadın karşısında gelgitler arasında kalan adamlar. Mutlular mı? Belki…
İşsizler daha çok seks yapıyor
Avustralya, İngiltere ve Hollanda’da yapılan araştırmalar paranın insanı mutlu etmeye yetmediğini kanıtlamış. Kariyer yapacağım, para kazanacağım gerçek mutluluk burada diyorsanız, bi durun!
Para insanın mutluluğunu en fazla yüzde 14 oranında artırıyormuş. Ve işsizler daha çok seks yapıyormuş. Kariyer yapacağım, para kazanacağım derken seks hayatı sekteye uğruyormuş.
ABD Ekonomik Araştırmalar Bürosu tarafından yayımlanan bir rapora göre de para ve seks arasında ilişki acayip.
16 bin kişi üzerinde yapılan araştırma, düşük gelirlilerin yüzde 19′unun, yüksek gelirlilerin yüzde 21′inin haftada iki ya da üç kez cinsel ilişkiye girdiğini söylüyor.
“Ayda en az dört kez seks yapanlar 50 bin dolar kazanmış kadar mutlu oluyor”larmış. 1988-2004 yılları arasında kaydedilen 16 bin Amerikalı yetişkinin istatistiki bilgilerini kullanan araştırmacılar bu veriler sayesinde yaptıkları matematiksel hesaplarla cinsel aktivitenin maddi açıdan en ‘bonkör’ aktivite olduğunu belirlemişler

