YA RESULALLAH
27 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori Videolar, iL iL Türkiye
türkiye haritası
12 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye
ZONGULDAK 67
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye

Yüzölçümü: 8.629 Km²
Nüfus: 1.073.560 (1990)
İl Trafik No: 67
Zengin tarihi bir geçmişi olan göz alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal ve tarihi güzellikleriyle Zonguldak görülmeye değer bir ildir.
İLÇELER:
Zonguldak ilinin ilçeleri; Alaplı, Çaycuma, Devrek, Ereğli ve Gökçebey’ dir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Zonguldak otobüs terminali kente 1 km uzaklıkta olup, ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleriyle sağlanmaktadır.
Otogar Tel : (+90-372) 2571311
Demiryolu: Zonguldak garına ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleri sağlanmakta olup, kent merkezine uzaklığı yaklaşık 1 km’ dir.
Denizyolu: Zonguldak limanından, yalnızca Mayıs-Eylül aylarında İstanbul-Hopa arasında yolcu taşımacılığı yapan feribot seferleri düzenlenmektedir.
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Ereğli Müzesi
Adres: Atatürk Kültür Sitesi Ereğli – Zonguldak
Tel: (372) 312 03 62
Halil Paşa Konağı
Zemin + 3 katlı, orta sofalı plan tipinde ve kargir olan yapı, 19. yüzyıl sonlarına doğru kentin ileri gelenlerinden Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerden de yararlanılarak ilgi çekici hale getirilmiştir. Bir dönem ortaokul ve Kız Meslek Lisesi olarak da kullanılan yapı, 1988 yılında Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiş ve 1989 yılında başlanan restorasyonu 1998 Mart ayında bitirilmiştir.
1988 yılı Eylül ayından itibaren Atatürk Kültür Merkezi’nde faaliyetlerini sürdüren Ereğli Müze Müdürlüğü, 17.3.1998 tarihinde restorasyonu tamamlanan Halil Paşa Konağı’na taşınmıştır.
Teşhir-tanzim çalışmaları tamamlanan binanın zemin katı idarî bölüm olarak kullanılmaktadır. Müzenin birinci katında, Ereğli ve çevresinde toplanan Grek, Roma, Bizans dönemlerini yansıtan mermer mezar stelleri, pişmiş toprak amphoralar, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar ve takılar, çeşitli madeni eserler ve pişmiş topraktan yapılmış kaplar, kandiller, dokuma ağırlıkları ve figürinlerden oluşan arkeolojik eserler ile Lidya, Grek, Roma, Bizans, Abbasi, Emevi, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri koleksiyonlarından oluşan eserler teşhir edilmektedir. İkinci katta çeşitli erkek ve kadın giysileri ile yöreye özgü bir dokuma olan “Elpek” kumaşı ve ipliği, dokuma aletleri, mendil, bohça, örtü gibi dokuma türleri, silahlar, takılar, mühürler tütünle ilgili eşyalar, tespih, saat, mutfak eşyaları, ölçü ve tartı aletleri ve yazma eserlerden oluşan yöresel etnografik eserler sergilenmektedir. Üçüncü kat, dönemine uygun döşenmiş müze-ev olarak düzenlenmiştir. Müze bahçesinde ise, çeşitli dönemlere ait lahitler, sütun başlıkları, sütun kaideleri, sütunlar, yazıtlı bir taş, mimarî parçalar ve bir anıt mezardan oluşan taş eserler sergilenmektedir.
Plajlar
80 km’lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Karadeniz Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır
Mesire Yerleri
Merkezde Ulutan Baraj Gölü, Ereğli’de Kızılcapınar Baraj Gölü ve Gülüç Baraj Gölü, Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti ile Karapınar beldesinde bulunan Çobanoğlu Göleti (18 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır. Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Ereğli’de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır
Mağaralar
Cehennemağzı Mağarası, Gökgöl, Kızılelma, İnağzı ve Cumayanı Mağaraları görülmeye değerdir.
Koruma Alanları
Zonguldak – Çitdere Tabiatı Koruma Alanı
Konumu: Batı Karadeniz Bölgesinde, Zonguldak ili, Yenice ilçesi, Şekermeşe ve Dibekyanı mevkiinde yer almaktadır. Saha 72.15 Ha. dır.
Ulaşım: Sahaya Zonguldak-Ankara devlet karayolu Yeniçe sapağından ayrılan 45 km.lik yol ile ulaşılabilir.
Özellikleri: Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği, Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana) nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı, aralarındaki nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerinde yer aldığı eşsiz yaban hayvanları topluluğuna sahip olması özelliklerini oluşturmaktadır.
Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana), kayın (Fogus orientalis), gürgen (Carpinos betilus), göknar (Abies bornmülleriana), dişbudak (Fraxinus excelsior), akçaağaç (Acer platano-ides),karaçam ((Pinus nigra), sarıçam (Pinus sylvestris), porsuk (taxsus baccata), ıhlamur (Tilia tomentosa),kayacık (Ostrya carpinifoliç), karaaağaç (Ulmus campestris), kuşburnu (Rosa canina), Üvez(Sorbus aucuparia) sahada bulunan ağaç türleridir.
Başlıca hayvan türleri ise; geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, başak, yaban kedisi, tavşan, çulluk, tahta güvercin, alakarga, atmaca, ispinoz ve kara tavuktur.
Sportif Etkinlikler
Avcılık: İlimiz av ve yaban hayatı anlamında da çeşitlilik ve zenginlik göstermektedir. Özellikle Merkez, Devrek, Gökçebey ve Karadeniz Ereğli civarında bulunan orman alanlarında ayı, domuz kurt, tilki, porsuk- çakal- dağ keçisi, sincap, karaca, tavşan, gibi yaban hayvanları ve yaban ördeği, yaban güvercini, çulluk, bakal gibi kuş türleri avlanmaktadır. Akarsularda sazan, alabalık, karabalık ve mercan, denizde ise istavrit, hamsi, mezgit, palamut, barbunya gibi balıklar avlanmaktadır. Yaban hayatına yönelik avlanma daha çok hobi ya da boş zaman faaliyeti olarak yapılmakta iken, denizlerde yapılan avlanma ise ticari amaçlı olarak gerçekleştirilmektedir.
Bisiklet Turları: Ereğli çevresinde bisikletli doğa gezileri düzenlenmektedir. Ereğli-Armutçuk Gökçeler yönünde hem bisiklet gezisi için uygun eğime sahip yol hem de yol güzergahı boyunca tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri görme ve izleme olanağı bulunmaktadır.
Olta Balıkçılığı : Başta Karadeniz olmak üzere, Ulutan Baraj Gölü, Kızılcapınar Baraj Gölü ile Filyos Irmağı, Devrek Çayı, Gülüç Çayı ve Alaplı Çayı olta balıkçılarının rağbet ettiği başlıca yerlerdir. Ayrıca Bostandüzü, Ilıksu mevkiilerinde bulunan dereler de olta balıkçılığı yapılmaktadır.
Dağ Doğa Yürüyüşü: Alaplı’da Bacaklı Yayla, Bölüklü Yayla ve Kız Kulağı Yaylası, Merkezde Göldağı, Esenlik, Beycuma Yayla Mevkii, Devrek’de Bostandüzü, Dirgine Vadisi ve Yedigöller, Gökçebey’de Pamukdüzü Mevkii dağ doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin en fazla ilgi gösterdiği noktalardır. Ayrıca, Harmankaya, Güneşli ve Değirmenağzı şelalelerinin bulunduğu doğal güzergah da, trekking amaçlı gezilerde ilk akla gelen yerlerdir.
Yatçılık: Her yıl Ataköy Marina tarafından düzenlenen Uluslararası Karadeniz Yat Rallisi (Kayra) kapsamında, ralliye katılan yatlar Zonguldak ve Ereğli limanlarına
COĞRAFYA
Oldukça engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan kent topraklarının önemli bir bölümünü, akarsu vadileriyle yer yer derin bir biçimde parçalanmış alanlar ve orta yükseklikteki dağlar oluşturur.
Bol yağışlı bir iklime sahip olan Zonguldak, akarsular bakımından da oldukça zengindir. Filyos Irmağı, Devrek Irmağı, Alaplı Irmağı, Gülüç Çayı ve Üzülmez Dereleri ilin en önemli akarsularıdır. Karadeniz Ereğlisi’ nde Kızılcapınar ve Gülüç, Merkez’de Ulutan baraj gölleri ile Karapınar’da
Çobanoğlu, Çatalağzı’da ise Dereköy göleti ilin yapay gölleridir.
İl topraklarının % 52’si ormanlarla kaplıdır. Yörenin yüksekliklerinde iğne yapraklı, daha aşağılarda yayvan yapraklı, akarsu kenarlarında ise kavak, söğüt gibi ağaçlar bulunmaktadır. Bu ana yeşil dokuyu bol çeşitli orman altı bitki türleri tamamlamaktadır. Zonguldak’ da Karadeniz iklimi görülmektedir. Mayıs – Ağustos ayları arasındaki ortalama deniz sıcaklığı 20 C’ dir.
TARİHÇE
Zonguldak ve çevresi; Hitit, Frig, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmend, Candaroğulları ve Osmanlı dönemleri yaşamıştır. Zonguldak şehir merkezi, maden kömürünün bulunması sonucu 1849 yılında yerleşim yeri olarak kurulmaya başlanmıştır.
NE YENİR?
Yöre mutfağı ağırlıklı olarak unlu (buğday ve mısır unu) mamullerden yapılan yemek türlerinden oluşmaktadır. Su böreği, kabaklı börek, bazlama, cizleme, gözleme, kömeç ekmeği, pide türleri, tarhana çorbası, uğmaç çorbası, göce çorbası, malayı yöresel yemekler arasında sayabiliriz. Ereğli pidesi ve Osmanlı çileği, Çaycuma yoğurdu, Devrek çöreği ve simdi ile Zonguldak ormanlarında yetişen kuzu kestanesi yörenin adıyla özdeşleşmiş yiyecekleridir.
NE ALINIR?
Devrek Bastonu, elpek bezi, madenci heykelcikleri tercih edilen hediyelik eşyalardır.
LİNKLER
Zonguldak Valiliği http://www.zonguldak.gov.tr
YAPMADAN DÖNME
Zonguldak-Kozlu karayolu üzerindeki Uzunmehmet adına yapılmış anıtı görmeden,
Yaklaşık 4 km’lik bir trekking gezisi sonucu ulaşılan bir doğa harikası olan Harmankaya Şelalelerini görmeden,
Devrek ilçesi, Bostandüzü Orman Dinlenme yerinde mola verip doğa fotoğrafı çekmeden,
Ereğli ilçesindeki dinsel ve mitolojik özelliklerinden dolayı rağbet gören Cehennemağzı Mağaralarını gezmeden,
Ereğli Müzesini gezmeden,
…Dönmeyin.
YOZGAT 66
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye
Yüzölçümü: 14.132 km²

Nüfus: 582.839 (1990 Geçici)
İl Trafik No: 66
Yozgat, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi arasında geçiş noktası oluşturmaktadır. Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat, Anadolu Halk Edebiyatının zengin ürünlerini barındırmaktadır.
İLÇELER
Yozgat ilinin ilçeleri; Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı ve Yerköy’dür.
Akdağmadeni: Yozgat’ın doğusunda yer alır. Akdağmadeni ve köylerinde yer alan tarihi eserler arasında 13. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan Behramşah Kalesi, 15. yüzyıla tarihlenen Ali Çelebi Türbesi ve Mahmut Çelebi Türbesi ile kesme taştan yapılan bir kilise vardır.
Çayıralan: Yozgat’ın güneydoğusunda yer alır. Çayıralan’da yer alan tarihi eserler arasında, 1855′e tarihlenen Çerkez Bey Türbesi ve hemen yanında bulunan, 1152 yılında yaptırıldığı tespit edilen Kubbeli Cami ile Çokradan Köyü Cami vardır.
Sarıkaya: Sarıkaya ilçesi Yozgat’ın güneydoğusunda yer alır. Şifalı kaplıcaları ile tanınan bu ilçede Roma sitili yapılara, büyük taşlarla örülü duvar kalıntılarına sık sık rastlanmaktadır.
Saraykent: Saraykent ilçesi Yozgat’ın doğusunda yer almaktadır. İlçe merkezine 1 km. mesafede bulunan sıcak su kaplıcası şifa arayanlara hizmet vermektedir. İlçede çok sayıda mağara bulunmaktadır. Bu mağaraların Bizans dönemine ait olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, 1221 yılında Valide Sultan Mahperi Hatun tarafından yaptırılan, Çinçinli Sultan Hanı ilçe merkezinin 16 km. kuzeyinde yer almaktadır.
Sorgun: Sorgun Yozgat’ın doğusunda bulunmaktadır. İlçe sıcak su kaynakları bakımından zengindir. Ayrıca, Sorgun’da Salih Paşa tarafından 1813 tarihinde yaptırılan Salih Paşa Camii bulunmaktadır.
Yerköy: Yerköy ilçesi Yozgat’ın batısında yer alır. Saray Köyünde bulunan Saray Köyü Çapanoğlu Camii 1765′ de Kapucubaşı Çapanoğlu Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.
NASIL GİDİLİR
İlin karayolu ve demiryolu ulaşımı mevcuttur. En yakın havalimanı 220 km mesafedeki Ankara ve Kayseri Havalimanlarıdır.
Karayolu: İlin karayolu ile diğer illere bağlantısı vardır. Kent merkezinde yer alan terminale ulaşım, şehir içi minibüsleriyle sağlanmaktadır.
Otogar Tel: (+90-354) 2125808
Demiryolu: Ankara-Kayseri ve Doğu Anadolu bölgesine bağlantıyı sağlayan demiryolu Yozgat’tan geçmektedir. Yerköy, Şefaatli ve Yeni Fakılı İlçelerinde Tren istasyonu bulunmaktadır. Gar istasyonları İlçe merkezlerindedir.
Yerköy Gar İstasyonu , Tel: (+90-354) 516 26 64
Şefaatli İstasyonu, Tel: (+90-354) 564 11 72
Yenifakılı İstasyonu, Tel:(+90-354) 612 10 18
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Karslıoğlu Konağı
(Arkeoloji Müzesi) 1883 yılında inşa edilen konak, 1925 yılında Vali Konağı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1936 yılından itibaren bina, konut olarak kullanılmıştır. Dikdörtgene yakın kare planlı ve iki katlı olan binanın taban ve tavanı ahşap olup, kesme taş duvarlar, ahşap karkas taşıyıcı sistem arasına taş dolgu ile örülmüş, bağdadi sıvalıdır. Kapı, yüklük ve tavanlarda yörenin en güzel oyma işçiliği vardır. 1979 yılında Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılan binanın restore edilerek Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması düşünülmektedir. Yörede yapılan kazılar sonucu çıkarılan eserlerin bir kısmı sergilenmektedir. Şu an müze olarak kullanılmamaktadır.
Etnografya Müzesi
(Nizamoğlu Evi) 1871 yılında yapılan bina, batı-güney ve kuzey yönlerden eski büyük bahçenin kalıntısı olan küçük bir bahçeyle çevrilmiştir. Doğu yüzü sokağa bakmaktadır. İki katının da duvarları ağaç iskeleti aralarına dolgu olarak tuğla örgülü ve sıva kaplıdır. Taban ve duvar ahşaptır. Zemin katındaki mekanlar depo, mutfak ve hizmet odalarıdır. Üst kat kuzey-güney doğrultusunda kareye yakın dikdörtgen biçimli bir sofa, onun iki yanına simetrik yerleştirilen odalardan oluşmaktadır. Yöreye özgü etnoğrafik eserlerin sergilendiği müzede 990′nı teşhirde olmak üzere 4000 eser bulunmaktadır.
Müze Tel: (+90-354) 212 27 73-212 14 94
Ziyaret Saatleri: 08.30-17.30
Ziyarete açık günler: Pazartesi günü hariç
Kerkenez Harabeleri (Keykavus Kalesi)
Hattuşaş dan sonra Hititlerin en büyük kentidir. Sorgun ilçesi Şahmuratlı köyü sınırları içerisinde bulunan Kerkenez Harabeleri Şahmuratlı köyüne 5 km. mesafededir. Harabeler çok geniş bir alanı kaplamaktadır. Harabeleri çepeçevre saran sur kalıntıları yerinde durmaktadır. Hafif eğimli arazi üzerinde tam orta yerde Sülüklü Göl (Büyük Göl) olarak anılan yerde yaklaşık çapı 20 m. olan su birikintileri bulunmaktadır. Buna benzer Kızlar ve Atlar gölleri de bulunmaktadır. Araziyi saran sur kalıntıları batıda yaklaşık 4m. lik bir boşluk bırakmaktadır ki burasının sur kapısı olabileceği tahmin edilmektedir. Harabeleri tamamen gün ışığına çıkarma çalışmaları devam etmektedir.
Büyüknefes (Tavium)
Galatların bir kolu olan Trokmiler tarafından kurulup, başkent olarak kullanılan Büyüknefes Yozgat-Haydarbeyli yolu üzerindedir. Aslan heykeli sütunlar, sert taşlar üzerine işlenen yüzük taşları, yontulmuş taş üzerinde kuş figürleri, yol kalıntıları, mezarlıklar, havuzlar, Gündoğdu yakınında bir yer altı şehrinin varlığına hükmettiren geniş meydan ve yollar bu köyün tarihi zenginliğinin büyük işaretleridir.
Çeşka Yeraltı Şehri
Merkez İlçeye 3 km. mesafede ve kuzeydoğusunda yüksekçe bir tepeye kurulmuş yer altı şehrinin üç ayrı girişi vardır. Güney kısmında iki kat halinde halinde üç odalı bir mekan vardır. Bu mekanın batı kısmındaki odanın üstünde bacası vardır. Kuzeydeki odanın tabanında kısmen dolmuş iki ayrı beşik kemerli galeri girişi vardır. Yıkıntılar arasında ve alt eteklerde monokrom perdaleli ve perdalesiz Roma,Bizans Seramik parçaları mevcuttur.
Alişar Höyüğü
Yozgat’ın 45 km. güneydoğusunda,Yozgat-Sarıkaya İlçesi anayolu üzerinde bulunan höyük 520 m. uzunluğunda,950 m. genişliğinde bir üst görüntü vermektedir. Alişar’ın yerleşimi kalkolitik denilen ve ana toprak üzerinde kurulan bir köy kültürüdür. Yapılan kazılarda küplere, taş ve ağaç sandıklara gömülmüş iskeletler, çanak çömlek, süslü mühürler, iyi işlenmiş taş ve kemikler,insan ve hayvan figürleri bulunmuştur.
Kaleler ve Kuleler
Behramşah Kalesi
Çalışkan köyünün kuzeyinde bulunan yüksek bir kaledir. Gıyaseddin Keykavus emirlerinden Necmeddin Behram Şahı Candar’a ait olan kale, 13. Yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır. Kalenin birçok kısmı yıkık ve harap,batı ve güney duvarları ayaktadır. Yüksek kale duvarları,moloz taş üzerine kesme taş kaplıdır. İçte tuğla gibi çaprazlama dizilerle sıralanarak zigzaz duvar dolgusunu oluşturmuştur.
Saat Kulesi
1908 yılında Şakir usta tarafından yapılmıştır. Şehrin orta yerinde kurulmuş, kare pirizma şeklinde uzun bir kuledir. Enine silmelerle altı kata bölünen kulenin üst kısmı şerefe gibi bir terasla çevrilidir. En üst kısımda çan şeklinde bir külah vardır. Saat çanı 250 kg. ağırlığında olup, her yarım ve tam saatte isabetli olarak vurur. Kuleye çıkış kuzeyden, yuvarlak kemerli kapıdan olur. Şerefeli kısmın altında üç kat aşağı doğru her katta küçük yuvarlak kemerli bir pencere bulunur.
Camiler
Çapanoğlu Camii
1779 yılında Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır. Yapı kubbeyle örtülü 3 bölmeli son cemaat yeri ile tek kubbeli ana mekandan oluşmaktadır. 1794 yılında Süleyman bey bunun önüne benzer planda ikinci bir mekan ekletmiştir. Daha sonra en dışa küçük bir giriş revağı eklenmiştir. Arka arkaya dizilmiş bu yapılar yakın zamana değin Geç Dönem Osmanlı resim sanatının özgün örnekleriyle bezenliydi. Ancak yapılan onarımlarla resimleri çoğu yok olmuş yada değişmiştir. Ana mekanda mahvildekiler dışında büyük ölçüde özgünlüğünü yitirmiş, mahvilin ikinci katında yan kubbelerde yeşil, al, mavi ve sarının kullanıldığı çeşitli çiçek, yaprak ve meyve resimleri yer alır.
Başçavuş Camii
1800-1801 yıllarında Çapanoğlu Süleyman Bey’in Başçavuşu Halil Ağa tarafından yaptırılmıştır. Caminin iç mekanı kare planlıdır. Kırma çatılı, taş ve tuğla karışımı kargir bir yapı olan caminin kuzeybatısına yapışık yuvarlak gövdeli minaresi ile büyük bir avlusu vardır. Batı tarafı hazire olarak kullanılmıştır. Caminin mihrabı tezniyatsız olup mihrabın üzerinde aynı seviyede devam eden ağaçtan oyma stilize dal ve çiçek motifleri yer alır. Güney cephede ve tavana yakın yerlerde sivri nal kemerli alçı işleri ve renkli camlarla bezeli pencereler mevcuttur. Tavan örneği çok nadir görülen çıkmalı rozet,stilize edilmiş nebatad ve kafes motiflerinden oluşan göbek motifleri,ahşap oymadan ibaret bir süslemeyle bezelidir. Duvarlar gül ve diğer çiçek motifleriyle süslüdür.
Kayyumzade (Demirci Ali Efendi) Camii
1804 yılında Cevheri Ali Efendi tarafından yaptırıldığı yazıtından anlaşılmaktadır. Kırma çatılı son cemaat yeri olan haremin birleştiği kuzeydoğu köşesinde,çokgen minaresi olan,geniş avlu içinde kurulmuş olan yapıya kuzeydeki tek kapıdan girilir. Avlunun doğu iç duvarında iki ağaç direk üzerine oturan ufak bir revaklı kısmı vardır. Bu bölümün güneyine bir medrese yapılmış ve uzun süre bu amaçla kullanılmıştır. Caminin mahvil galerisinde ahşap oyma bitkisel ve geometrik motifler,kemerlerde ise Barok tarzda kalem işleri vardır. Kare biçimli tavan göbeği geometrik motiflerle bezelidir.
Cevheri (Cevahir) Ali Efendi Camii
Yazıtına göre 1788 yılında Çapanoğulları döneminde Cevahir (Cevheri) Ali Efendi tarafından Hacı Mehmet Ağa adına yaptırılmıştır. Cami kareye yakın dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuş,düz ahşap tavanlıdır. Yapıyı çevreleyen sarı kesme taştan yapılmış avlu duvarı vardır. Caminin kuzeydoğusunda yapışık,kare kaide üzerine oturan,armudi iri topuklu,çokgen gövdeli,beyaz kesme taştan yapılmış minaresi,kemerli profillerle genişleyen şerefe ve kurşun kaplamalı külahı ilgi çekicidir. Mahfilin orta kısmı balkon gibi güneye doğru çıkıntı yapar. Revaklı bölümün içinde bir lahit yer alır.
Kubbeli Cami
Çayıralan İlçesinde, Çerkezbey türbesinin yanındadır. Caminin orijinal kitabesi bulunmamasına karşın,son cemaat yerinde hareme giriş kapısı üzerinde 1152 yılında yapıldığı yazılıdır.
Salih Paşa Camii
Sorgun ilçesindeki caminin yazıtından Salih Paşa tarafından 1813 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. 1955 yılında batı duvarı sabit kalmak suretiyle orijinal planı pek bozulmadan tamamen yenilenmiştir.
Saray Köyü Çapanoğlu Camii
Yerköy İlçesi, Saray Köyündeki camii 1765 de Kapucubaşı Çapanoğlu Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1957 te tek şerefeli minaresi ilave edilmiştir. Kırma çatılı köşe duvarları ve pencere kenarları kesme taş,diğer kısımları moloztaş bir yapıdır. Yapı içinde ahşap ve kalem işi olmak üzere iki türlü süslemeye karşılaşılmaktadır. Ahşap süsleme kiriş uçlarından ve minber korkulukları kafes işçiliği ile yapılmıştır.
Türbeler
Yozgat ve çevresinde yeralan Türbeler Çandır Şahsultan Hatun Türbesi (Kümbeti), Çayıralan Çerkezbey Türbesi, Osman Paşa Türbesi ve Görpeli ilin önemli türbeleridir.
Köprüler
Yozgat’ taki köprüler; Taşköprü, Karabıyık Köprüsü ve Kesik Köprü’ dür.
Karabıyık Köprüsü
Yozgat-Şefaatli yolunun 38. Km.sinde Kanak Suyu üzerinde kurulmuştur. Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır seferine giderken (1516) yaptırılmıştır. Ayaklar üzerinde oturan üç sivri kemerli,iki alçak mahmuzlu,60 cm. yüksekliğinde korkuluk duvarı ile uçlarda ve ortada baba taşları olan,beyaz kesme taştan yapılmış bir köprüdür. 54 m. boyunda 4.5 m. eninde olan köprünün ortasına doğru bir harpuşluk fark edilir.
Korunan Alanlar
Yozgat – Yozgat Çamlığı Milli Parkı
Yeri: Yozgat ili
Ulaşım: İç Anadolu bölgesinde,Yozgat ilinin güneyinde uzanan tepeler üzerinde yer alan Milli Park,Yozgat’a 5 km. uzaklıktadır.
Özelliği: 264 Ha.lık alanı kaplayan Milli Park, İç Anadolu’da insan etkisi ile meydana gelen (antropojen) step içerisinde yer alan sayılı orman adalarından biridir. Ortalama yükseltisi 1350 m. olan sahadaki arazinin morfolojik özelliklerini tepeler, sırtta ve vadilerde parçalanmış dalgalı düzlükler meydana getirmektedir.
Tabiatın; iklim, toprak-su dengesinin değişmesi ile ortaya çıkan kısıtlamalara,tabii kaynakların bugün tükeneceğini unutmuş görünen insanların yanlış ,aşırı arazi kullanımlarının eklenmesi Milli Park ve çevresinde geniş alanları kaplayan ormanlardan yoksun bozkır peyzajlarını meydana getirmiştir. Eski çağların bakir ormanlarından günümüze bu karaçam konusu ulaşabilmiştir.
Karaçam, meşe ve ardıç ağaç toplulukları Milli Park bitki örtüsünü meydana getirmektedir. Bu orman parçasının tabiat bölgesi özelliği yanında rekreasyon ihtiyacını karşılaması bakımından büyük önemi bulunmaktadır.
Görülebilecek Yerler: Milli Parkın 40 km. kuzeyindeki Hititlerin başşehri Boğazköy, Alacahöyük, Sarıkaya Kaplıcaları yakın çevresindeki diğer önemli turizm merkezleri olarak görülmeye değer yerlerdir.
Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkta günübirlik piknik yapılabilir. Çadır ve karavanla konaklama yapılabilir.
Mağaralar
Saraykent İlçesi Divanlı Köyünde bulunan mağaralar çeşitli bölmelerden oluşmaktadır. Mağaralar kayalara oyulduğu gibi, taştan oyma merdivenlerle inilen mağaralar da vardır. Bu mağaraların Bizans dönemine ait olduğu belirtilmektedir.
Kaplıcalar
Sarıkaya Kaplıcası
Sarıkaya ilçe merkezinde bulunan sıcak su kaynağı iki ayrı noktadan yüzeye çıkmakta olup , 48 0C sıcaklığa ve 28 lt./sn. debiye sahiptir. Bu sıcak sudan, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde de kaplıca tedavisi maksadıyla istifade edildiği bilinmektedir.
Boğazlıyan Bahariye (Cavlak) Kaplıcası
Boğazlıyan ilçesine 4,5 km. uzaklıktaki Bahariye köyü yakınlarında yer alan Cavlak mevkiinden çıkan su 32 0C sıcaklığa sahip olup iki ayrı kuyudan 320 lt./sn. debi ile çıkmaktadır. Kuyuların bulunduğu düzlükte bu suların oluşturduğu küçük bir gölet bulunmaktadır. Gölette suyun sıcaklığı 28 0C civarındadır. Mevcut raporlardan bu suyun romatizmal hastalıklar, kırık çıkık sekelleri ve kadın hastalıkları için kaplıca tedavisinde kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Sorgun Kaplıcası
Sorgun ilçesine 2 km. mesafede, Yozgat-Sivas karayolu üzerindedir. İl Özel İdare Müdürlüğü’nce yaptırılan kaplıca ve motel faaliyettedir. Diğer sıcak su alanlarının kapladığı sıcak alana göre daha geniş bir sıcak alana sahip olan Sorgun sıcak su alanı ilçenin yerleşim alanının doğu sınırlarından başlayıp Yeniçeltek açık kömür işletmesine kadar devam etmektedir. Bu suyun sıcaklığı 50-61 0C arasında değişmektedir. Fiziksel ve kimyasal analizler sonucunda sülfatlı, sodyumklorürlü, hipertermal-hipertonik sular sınıfına girdiği tespit edilen bu sıcak su radyoaktif maddeler, magnezyum, kalsiyum ve bor ihtiva etmektedir. Halen kaplıca tedavisinde kullanılan bu suyun ağrılara, kronik iltihaplı hastalıklara, spazm benzeri hastalıklara, kırık çıkık sekellerine yararlı olduğu ve taşıdığı yüksek orandaki radonun etkisiyle radyoterapik etkisinin bulunduğu bilinmektedir.
Yerköy Kaplıcası
Yerköy ilçesinde Ankara-Yozgat karayolunun 7. km’sinde olup, Yozgat iline uzaklığı 47 km’dir. Yapılan kimyasal ve fiziksel analizler sonucu klorürlü sülfatlı sular grubundan olduğu tespit edilen bu suyun bilinen en belirgin özelliği cilt hastalıkları ile romatizmal hastalıkları iyileştirici etkisinin olmasıdır. Ayrıca nefrit, nevralji, kırık çıkık sekelleri, kadın hastalıkları ve kronik romatizmal hastalıklara karşı kaplıca tedavisine uygun olduğu belirlenmiştir.
Saraykent Kaplıcası
Yozgat-Sivas karayolu üzerinde, Yozgat’a 70 km. mesafedeki Saraykent ilçesindedir. Kaplıca suyu sodyumklorürlü, sodyumbikarbonatlı ve kalsiyumsülfatlı sular grubundandır. Suyun incelenmesi sonucu romatizmal hastalıklarda, kırık çıkık sekellerinde, kadın hastalıklarında, nevrit ve polinevritlerde kullanılmasının faydalı olacağı tespit edilmiştir. Sıcaklığı 74 santigrat derecedir.
Yaylalar ve Ormanlar
Bozok Yaylası
Yozgat İli topraklarının bulunduğu bölge Bozok Yaylası olarak adlandırılır. Kızılırmak yayı içerisinde kalan yayla,delice ırmağı ve Çorum suyuna karışan vadilerle yarılmış hafif dalgalı düzlükler meydana getirirler. Bu yayla doğuda Akdağlara dayanır, kuzeydoğuda Deveci dağının batıya doğru ilerleyen kolları düzlükler arasında kaybolur. Bozok yaylasının yükseltisi 1200-1400 m. arasındadır.
Hisarbeyli (Yoğurt Yurdu) Yaylası
Akdağ ormanları içerisindedir. Hasbek-Hisarbeyli-Akdağmadeni yolu içerisinden geçmektedir. İki tepe arasından büyükçe bir dere akar. Tepenin bir yanı çamlarla diğer yanı küçük bitki örtüleriyle kaplıdır. Hasbek ve Hisarbeylilerin yaz aylarında çıktıkları yayla konumundadır. Soğuk su kaynakları çok fazladır. Hafta sonlarında Kayseri ve çevre halkının piknik alanıdır. Yoğurduyla ünlüdür.
Cehirlik
Yozgat-Boğazkale (Hattuşaş) yolu üzerindedir. Yozgat’a 2 km. uzaklıktadır. Gelin Kayası ve Yabani Laleleriyle ünlüdür. İlkbaharda açmaya başlayan laleler yaz boyunca Cehriliğe ayrı bir güzellik katmaktadır. Halk arasında Laleler Ülkesi olarak bilinen Hollanda’ya lale tohumlarının (soğanlarının) buradan götürüldüğü söylenmektedir.
Kadıpınarı
Akdağ ormanları içerisinde çok geniş bir alana yayılan çam, meşe ve çeşitli ağaç türleri, temiz soğuk suları ve çeşitli av hayvanları bulunan bir bölgedir. Akdağmadeni İlçesinin kuzeybatısında ilçeye 2 km. mesafededir. Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce orman içi dinlenme tesisi programına alınmış,çevre düzenlemesi, otantik yapıda kır gazinosu,dinlenme evleri,yağmur barınağı ocaklar ve vc gibi tesisler yapılmıştır.Bölgede geyik üretme çiftliği bulunmaktadır.
Şebekpınarı Piknik Alanı
Aydıncık-Eymir yolu üzerinde yer alan Şebek Pınarı piknik alanı Aydıncık İlçesinin 1 km. güneyinde yer almaktadır. Daşlı dağlar olarak bilinen dağların Aydıncık’a bakan 1700 m. yükseklikteki Gezbel Tepesinde yer almaktadır. Denizden yüksekliği 1500 m.dir. Yıllardan beri piknik alanı olarak kullanılan Şebekpınarı ve çevresi Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Şebek Ormaniçi Dinlenme Yeri olarak çevre düzenlemesi yapılmıştır. arınağı, wc gibi tesisler yapılmıştır.
Akdağmadeni Ormanları
Çok geniş bir alana yayılan,içerisinde çam,meşe ve değişik ağaç türleri temiz soğuk suları,çeşitli av hayvanlarıyla ünlü bir bölgedir. Bu bölge bahar aylarından başlayarak büyük bir hareketlilik gösterir. Bölge insanlarının yaylalarına gidişi yaz ve bahar aylarını yaylalarında geçirerek havaların soğumasıyla yaylalardan göçleri bu yöreye ayrı bir güzellik katmaktadır. Sıcak havalarda çevreden gelen insanlar soğuksu pınarlarının başında eğlenerek vakit geçirirler.
Çayıralan Ormanları
İlin güneydoğusunda yer alan Çayıralan İlçesi dolaylarında karaçam,ladin,meşe ve kavak ağaçlarından oluşan gür ormanlar vardır. İçme suyu ve otopark mevcuttur. Orman içerisine çeşitli yollar girmekte olup olup,dinlenme yeri olarak su ve havasıyla aranılan bir bölgedir.
Sportif Aktiviteler
Doğa Yürüyüşleri
Aydıncık İlçesi Kazankaya Vadisi rafting, trekking ve doğa yürüyüşü alanı olarak, Yahyasaray Barajı Gölü, Gelingüllü Barajı Gölü su sporları ve olta balıkçılığı amacıyla kullanılacak alanlardandır.
Avcılık
Çamlık Milli Parkında bulunan domuz ve il genelinde yaşayan güzel keklik, toy, bıldırcın, tilki gibi hayvanları av sezonu boyunca avlanabilir.
COĞRAFYA
İç Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri arasında bir geçiş alanı oluşturan Yozgat &topraklarında zengin bir yaban hayatı vardır. Özellikle Merkez İlçe, Akdağmadeni, Karanlık Dere, Çekerek ve Çayıralan yöreleri kanatlı ve kanatsız av hayvanları bakımından oldukça zengindir.
Yozgat’ da İç Anadolu’nun karasal iklimi egemendir. İl alanının önemli bir bölümünü kaplayan Bozok platosu, güney ve kuzey Anadolu taş sistemleriyle deniz etkilerine kapatılmıştır. Bu nedenle yazla kış ve geceyle gündüz arasında ısı farkları yüksektir. Bu sert iklim koşulları Yeşilırmak havzasına giren Çekerek Vadisinde biraz yumuşamaktadır. Bu kesimlerde az da olsa Karadeniz iklimi etkileri görülür.
TARİHÇE
Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerindendir. Yozgat’ta sırası ile M.Ö.1650-1460 Eski Hitit Krallığı dönemi,M.Ö. 1460-1170 Hitit İmparatorluğu dönemi, M.Ö. 1170-676 Frigler Dönemi, M.Ö.676-600 Kimmerler Dönemi, M.Ö. 600-546 Lidyalılar dönemi, M.Ö. 546-334 Kimmerler dönemi, M.Ö.334-285 İskender ve Diadoglar dönemi, M.Ö. 285-85 Galatlar dönemi, M.Ö. 85-M.S. 395 Roma İmparatorluğu dönemi, M.S. 395-1075 Bizanslılar dönemi, M.S. 1075-1318 Anadolu Selçukluları dönemi,M.S. 1318-1398 Beylikler dönemi, M.S. 1408-1923 Osmanlı İmparatorluğu dönemi yaşanmıştır.
NE YENİR
Yöre beslenmesi büyük ölçüde buğday ürünlerine, unlu yiyeceklere dayanmaktadır. Bulgur, yarma ve düğürcük hemen hemen her türlü yemeklerde ve çorbalarda kullanılır. En önemli yemekleri, Arabaşı, Madımak, Testi Kebabı ve Yozgat Tandır Kebabıdır.
Yozgat’dan Yemek Tarifleri
ARABAŞI
Malzemesi :
Hamur İçin : Bir ölçü Un
6 Ölçü Su
Tuz
Çorba İçin: Tavuk veya Hindi
Bir Kaşık Yağ
Bir Kaşık Salça,
Tuz,karabiber,Kırmızı Biber,
Bir Miktar Un
Yapılışı:
Altı ölçek su bir kapta kaynamaya bırakılır. Öte yandan bir ölçek un yeteri kadar su ile karıştırılarak bulamaç haline getirilir. Bu karışım kaynamakta olan suya boşaltılarak bir süre oklava ile karıştırılır. Bir iki taşım kaynayıp kıvama geldikten sonra ateşten indirilip, sulanmış tepsiye dökülerek eşit miktarda dağılması sağlanır. Soğumaya bırakılır.
Diğer taraftan altı kaşık un bir kaşık yağ ile birlikte hafif ateşte pembeleşinceye kadar kavrulur. Soğuk su ilave edilerek bir tencerede kaynamakta olan tavuk suyunun içine boşaltılıp yeteri kadar tuz ilave edilip 15 dakika kaynatılır. Tavuğun göğüs etleri küçük parçalara ayrılıp çorbanın içerisine atılır.
Soğumaya bırakılan hamur ıslak bir bıçakla baklava dilimleri şeklinde kesilir. Tepsinin ortası çorba kasesi sığacak şekilde açılır,açılan yere çorba kasesi yerleştirilir,kesilen hamurlar kaşık üzerine yerleştirilerek çiğnenmeden yutulur.
MADIMAK
Malzemesi:
1.5 kg. Madımak:
Bir kase yoğurt:
150 gr. Pastırma:
Bir-iki diş sarımsak:
Tuz,biber,yağ,salça:
Yapılışı:
1.5 kg. madımak temizlendikten sonra satırla kıyılarak iyice küçültülür. Bir tencereye yağ,salça,pastırma konularak kavrulur. Kıyılan madımak üzerine ilave edilir. 15 dakika pişirildikten sonra servis yapılır. Sarmısaklanmış yoğurt isteğe göre sos olarak kullanılır.
TESTİ KEBABI
Malzemesi:
1 adet Testi
3 kğ. Kuşbaşı et
1 kg. Domates
300 gr. Sarımsak
200 gr. Sivri biber
200 gr. Tereyağı
Karabiber,tuz
Yapılışı:
Doğranmış domates,sivri biber ve sarımsak kuşbaşı ete katılarak ezmeden iyice karıştırılır. Yeterince tuz ilave edilir.
Testi içi iyice yıkandıktan sonra karıştırılan malzeme testinin içerisine doldurulur. En üste tereyağı konulur. Testinin ağzı hamur ile kapatılır ve ortası hafif açılır. Genellikle açık havada odun veya meşe kömürü yakılmış bir ateşte pişirilir. İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye edilir. Yemek piştikten sonra testi kırılarak yemek testinin içinden servis yapılır.
LİNKLER
Yozgat Valiliği http://www.yozgat.gov.tr/
YAPMADAN DÖNME
Çamlık Milli Parkını görmeden,
Testi Kebabı, Tandır Kebabı yemeden,
Arabaşı içmeden,
Seyahati 10-15 Haziran tarihlerine denk getirip Sürmeli Festivalini izlemeden,
…Dönmeyin.
YALOVA 77
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü : 492 km²
Nüfus : 90.228 (1985)
İl Trafik No : 77
Yalova ili her mevsim turizm faaliyetinin yaşanabildiği, termal turizmi, kıyı turizmi, av turizmi, spor amaçlı doğa turizmi gibi etkinliklere sahip önemli bir liman kentidir. Özellikle dünyaca ünlü Termal kaplıcaları ve Armutlu kaplıcaları Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun sağlık, şifa ve dinlence merkezi haline gelmiştir. Yalova’nın en önemli özelliklerinden biri süs bitkileri üreticiliğinin yaygın oluşudur.
İLÇELER
Yalova ilinin ilçeleri; Altınova, Armutlu, Çiftlikköy, Çınarcık ve Termal’dir.
Çiftlikköy : Yalova’nın sahil, plaj ve kamplarına sahip olduğu ilçesidir. Yalova’ya 4 Km uzaklıktadır.
Altınova : Yalova’nın sahil kenarında denize sıfır konumda kurulmuş olan ilçesidir. Yalova’ya 27 Km. uzaklıktadır. Farklı dönemlere ait hamamlar, su kemerleri, çeşmeler, kale gibi tarihi eserler bulunmaktadır.
Armutlu : Yalova’nın 38 km.lik sahil şeridine ve koylarına sahip olduğu, Yalova’ya 51 km. uzaklıkta kurulmuş olan ufak sahil kasabasıdır. Armutlu Sahilleri Marmara Denizi’nin en temiz kıyılarını oluşturmaktadır. Ayrıca güzel kaplıcalara sahiptir.
Termal : Yalova’ya 12 Km. uzaklıktaki Termal, Yalova turizminin en önemli merkezidir. Dünyaca ünlü kaplıcaları her yıl binlerce turist ağırlamaktadır. İlçede bulunan Sudüşen şelalesi merkeze 7 Km. uzaklıkta olup en güzel doğal kaynaklarındandır.
Çınarcık : Yalova’ya 17 km uzaklıktaki Çınarcık İlçesi, plajları, kampları ile bir turizm merkezidir.
NASIL GİDİLİR
Karayolu : Yalova İli İstanbul-Kocaeli-Bursa İlleri arasında karayolu bağlantısıyla üçgenin kesişme noktasındadır. Yalova Terminali İl merkezindedir.
Otogar Tel : (+90-226) 814 45 77 – 812 56 66
Denizyolu : Yalova’dan İstanbul Yenikapı, Kabataş, Bostancı ve Kartal iskeleleriyle karşılıklı ekspres ve deniz otobüsü bağlantılı olup, Topçular – Eskihisar arasında arabalı vapur seferleri yapılmaktadır.
Deniz Otobüsleri : (+90-226) 812 04 99
Deniz İşletmeleri : (+90-226) 362 04 44
Arabalı Deniz Otobüsleri : (+90-226) 811 13 23
Topçular Arabalı Vapur İskelesi : (+90-226) 465 62 10
GEZİLECEK YERLER
Botanik
Karaca Arboretumu: 1980 yılında TEMA Vakfı kurucusu Hayrettin KARACA tarafından kurulmuştur. Yalova-Termal karayolu üzerinde, il merkezine 5 km mesafede Samanlı köyü içerisinde bulunmaktadır. Peyzaj ağırlıklı,koleksiyon bir arboretum karakterinde olup, 135.000 m2 lik bir alanda tesis edilmiştir. İçerisinde kaya bahçeleri,bitki bahçeleri, iris bahçeleri, gül bahçeleri, minyatür bitkiler, Türkiye doğumlu bonsai bitki koleksiyonları vb. örnekler vardır. Başta Türkiye olmak üzere, Asya, Avrupa, Afrika, Amerika, Avusturalya kıtaları ve Yeni Zelanda’dan bitki örnekleri yanında, Türkiye’nin endemik bitki örnekleri mevcuttur. Arboretum içerisinde tahminen 5 bin odunsu, bir o kadarda otsu rizomlu ve soğanlı bitki mevcuttur.
Müzeler
Atatürk Köşkü Müzesi: Atatürk’ün çeşitli nedenlerle geldiği Yalova’da kendisine Baltacı Çiftliği’ndeki köşk tahsis edilmiş, daha sonra Millet Çiftliği’ndeki köşk inşa edilmiştir.
Yerini Atatürk ve arkadaşlarının seçtiği Atatürk Köşkleri grubu içinde yer alan Atatürk Köşkü ise çok kısa bir süre içinde tamamlanışı ve bir Atatürk Evi niteliği taşımasıyla önlemlidir.
Cumhuriyet dönemi mimarlığımızın erken örneklerinden biri olan yapı, 1929 yılında yapılmış ve döneminde kullanılan eşyası ile günümüze gelmiştir. Köşkün bahçesi Atatürk’ün yurttaşlarla sohbet ettiği bir yer olarak önem kazanmıştır.
Kaplıcalar
Termal Kaplıcaları: Roma ve Bizans dönemi eserlerinden olan Yalova Termal Kaplıcaları, il merkezine 12 km mesafede olup,kaplıca tesisleri içerisinde Sultan banyo-Valide banyo-Kurşunlu banyo ve Köylü hamamı gibi tarihi banyolar mevcuttur.Tarihi kurşunlu hamamı içinde sauna ve açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesis bünyesinde şifalı mide suyu-göz suyu ve ayak suyu olarak adlandırılan şifalı sular mevcuttur. Çınar ve Çamlık Otelleri mevcut olup,bu otellerin bodrum katlarındaki hamamlarda, banyo suyu olarak kaplıca suları kullanılmaktadır. Fiziksel ve kimyasal analizler sonucu bu suyun sülfatlı,sodyum ve kalsiyumlu hipotermal ve hipotonik bir Maden suyu olduğu saptanmıştır.Mide ve bağırsak hastalıklarında,kronik gastrit, nezlevi bağırsak hastalıkları,spastik kolit ve bağırsak salgısı ve safra yetersizliğine bağlı ishallerde,asabi kaynaklı kabızlık,bağırsak parazitleri ve hemoroidlerde, dejeneratif romatizmaları (artroz) ve yumuşak doku romatizmaları da kürden şifa bulan hastalıklar arasındadır. Kaplıcalar çevresindeki Gökçedere ve Üvezpınar mahallelerinde çok sayıda konaklama ve yeme içme tesisi mevcuttur.
Armutlu Kaplıcaları: Kaplıca, ilçe merkezinin 2.5 Km kuzeyinde olup, Armutlu Kaplıcaları Yalova’ya 50 Km. mesafededir. Kaplıca bölgesinde; Otel, Restorant,Türk Hamamı,Masaj Salonları,Jakuzi ve Kapalı Yüzme Havuzu bulunmaktadır. Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı,bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir.Kaynaklarda mineral miktarı 2100-2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygun olan kaplıca suları banyo,içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazlar teneffüs yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.Kaplıcalar kalbin işlemesinde, asidin vücuttan atılmasında,sinirler üzerinde,iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında,mide ve bağırsak hastalıklarında,yaraların iyileşmesinde,karaciğerin düzenli çalışmasında,hormonların düzenlenmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlar sağlar. Armutlu ilçesinde çok sayıda konaklama yeme-içme ve eğlence tesisi mevcuttur.
Plajlar
Çınarcık, Esenköy ve Armutlu sahilleri, plajları, kampları ve piknik alanlarıyla eğlence ve dinlenme merkezleridir. Her türlü konaklama, yeme-içme ve eğlence tesisleri mevcuttur. Özellikle Yalova’ ya 17 km uzaklıktaki Çınarcık İlçesi, plajları ve eğlence mekanları ile bölgenin önemli tatil merkezlerindendir.
Mesire Yerleri
Hasan Baba Korusu: Yalova Çınarcık karayolu üzerinde, Çınarcığa 4,5 Km uzaklıkta yer almaktadır.
Termal: Kaplıcaların bulunduğu bu yörede Gökçedere ve Üvezpınar köyleri arasında birçok tesis bulunmaktadır. Panorama tepesi denizden 120 metre yükseklikte ve her mevsim yeşil bitki örtüsü ile kaplı çok güzel görüntülere sahip bir alandır.
Yedi Havuzlar: Termal tesislerinin girişinde bulunan bir çağlayandır. Çeşitli renkte ortancaları ile ünlü olan termaldeki bu yerde çok nadide ağaçlar ve çiçekler mevcuttur.
Sudüşen Şelalesi: Üvezpınar köyünden 8 km mesafede bulunan Şelale ve çevresi eşsiz doğal güzelliklere sahiptir.Şelaleye giden yol, mükemmel bir yürüyüş parkuru olup, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerce yoğun olarak tercih edilmektedir. Şelale’ye çıkan yol güzergahında eşsiz bir baraj gölü, deniz ve doğa manzarası mevcuttur ki, bu güzergah foto safari,doğa yürüyüşü ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır.
Delmece Yaylası: Yalova’nın önemli yaylaları; Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası içerisinde Yalova’nın tek doğal gölü “Dipsiz Göl” adı ile bilinen krater gölü bulunmaktadır. Bu yaylalar büyük oranda; çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır. Yaylalara ulaşım ise Teşvikiye beldesinden ayrılan toprak yolla yapılmaktadır.
Kurtköy: Bu alan dere kenarında olup alabalık tesisleri ile piknik alanlarıyla ünlüdür.
Burhaniye: Yalova’ya 25 Km uzaklıkta dağların arasında ve derenin hoş serinliği içersinde bulunan çok otantik bir piknik alanıdır.
COĞRAFYA
Yalova Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi’nin güneydoğu kesiminde yer almaktadır. İlin kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli, güneyinde Bursa ve Gemlik körfezi yer almaktadır.
Yalova doğu kıyılarındaki düzlükler dışında, dağlık bir araziye sahiptir. Yalova bölgesi, bölgenin güneyi, batıdan doğuya doğru İzmit, Sapanca arasında Kocaeli sıradağları ile birleşen samanlı dağları ile kaplanmış durumdadır.
İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Güneydeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır.
Yalova ili iklimi Akdeniz ve Karedeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Kimi dönemlerde karasal iklim özelliklerini yansıtan Yalova’da yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve bol yağışlıdır.
TARİHÇE
Yalova’nın tarihi M.Ö. 3000 buluntuları ile Prehistorik döneme dayanmaktadır. M.Ö. 700 yıllarında Kimmer istilası ve daha sonra Bithynia etkisi görülür. Bithynia M.Ö. 74 yılında vasiyet yoluyla Roma’ya bağlanır. Daha sonra yörede Bizans etkisi görülür. Bizans hakimiyetinden sonra Osmanlı dönemi başlar. İstanbul’ bağlı ilçe iken 1995 yılında il olmuştur.
NE ALINIR?
Yörede halı dokumacılığı özellikle Sugören köyünde oldukça önemli bir geçim kaynağıdır. Bu yüzden oldukça yaygın bir el sanatı olup burada dokunan ipek halılar İstanbul’da ve Avrupa’da bir çok alıcı bulmaktadır. Eskiden Yalova’da yaygın olan semercilik de yok olmak üzeredir. Ayrıca ilde göğsü çam ağacından, gövdesi ıhlamur ağacından elde edilen “gumuz” denilen çalgı aleti bulunmaktadır.
LİNKLER
Yalova Belediyesi http://www.yalova-bld.gov.tr/
Yalova Valiliği http://www.yalova.gov.tr/
YAPMADAN DÖNME
Çınarcık’ta denize girmeden,
Termal Kaplıcalarına gitmeden,
Atatürk Köşkünü ziyaret etmeden,
Termal yolu üzerinde Samanlı Köyünde bulunan Karaca Arboretum’u görmeden…
Dönmeyin.
VAN 65
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 19.069 km²
Nüfus: 637.433 (1990)
İl Trafik No: 65
Van ve çevresi, coğrafya bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş, birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmıştır. Urartu Medeniyetine başkentlik yapan Van, bugüne değin, Hurriler, Hititler, Persler, Medler, Selçuklular, Osmanlılar gibi birçok kültürü bağrında taşımıştır.
Van Gölü, Akdamar Kilisesi, “kaleler kenti” olarak anılmasını sağlayan kaleleri, dünyaca ünlü kedisi ve pek çok turizm aktivitesine olanak veren coğrafyası ile Doğu’nun önemli bir turizm merkezidir.
İLÇELER:
Van ilinin ilçeleri; Bahçesaray, Başkale, Çaldıran, Çatak, Edremit, Erciş, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp ve Saray’dır.
Gevaş : Gevaş Van’a 40 km. mesafededir. Gevaş’ ta bulunan tarihi ve turistik eserler arasında İzzettin Şir Cami ve Külliyesi, Orta Mahalle’ de bulunan Halime Hatun (Celme Hatun) kümbeti, Selçuklu Türkleri Mezarlığı, tarihi değere sahip Akdamar Adası ve Kilisesi vardır.
Gürpınar : Van ilinin güneyinde yer alır.İlçedeki tarihi ve turistik yerler Çavuştepe Kalesi ve Haşap Kalesi’dir.
Çatak : Çatak Çayı üzerinde Taşköprü, Hulkan köprüsü ve Ziril Köprüleri 15. yüzyılda yapılmış tarihi kalıntılardır. Bölgede bunların dışında en önemli tarihi eser Tirşin yaylasındaki kayalar ve taşınır taşlar üzerinde çizilmiş olan av ve hayvan figürleridir. Bilgi Köyünün Üçüzler Mezrasında da Meryem Ana Kilisesi bulunmakta olup, bu kilise 365 odadan ibarettir. Atlıhan Köyü istikametinde tabii bir kaplıca bulunmaktadır. Çatak vadisinden ilçeye 5 km. uzaklıktaki Beyaz su (Ganisipi) Şelalesi ilginç bir tabiat eseridir.
Edremit : Van’a 18 km. mesafededir. Edremit, Van Gölünün Güney-Güney doğu kıyı şeridi boyunca uzanıp masmavi gölün önünde bir yeşil örtü gibi durur. Tarihi Dukaya Höyüğü, Urartular döneminden kalma Hatti Çiviler (Çivi Yazıları), Kadenbastı mevkiinde Kız Damı (Dev Damı) Surlar ve Savacak Şelalesi, yine Elmalık mahallesinde bulunan Hazine Piri (Hazine Kapısı), Harbedar (Harebe Köyü) görülmeye değer yerlerdir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu : Van’dan Gürpınar-Başkale üzerinde Yüksekova ve Hakkari ile irtibat sağlayan, aynı zamanda Yüksekova üzerinden İran ile bağlantı kuran devlet yolu mevcuttur.
Otobüs terminali kent merkezine yaklaşık 4 km. uzaklıktadır. Ulaşım minibüsle sağlanmaktadır.
Demiryolu : Tren istasyonu şehre yaklaşık 5 km. uzaklıkta olup ulaşım minibüslerle sağlanmaktadır.
İstasyon Tel : (+90-432) 213 13 80
Havayolu : Havaalanı il merkezine yaklaşık 7 km. uzaklıktadır. Ulaşım minibüslerle ve THY’ ye ait servis araçlarıyla yapılmaktadır.
Havaalanı Tel : (+90-432) 217 16 54
THY Bilet Satış Bürosu : (+90-432) 216 10 19
Van Gölü Ulaşımı: Devlet Demir Yolları’na paralel olarak Van ile Tatvan istasyonu arasında demiryolu bağlantısı Van Gölü üzerinden feribotla sağlanmaktadır. Van İskelesi ile Tatvan iskelesi arasında karşılıklı olarak yük, vagon, araç ve yolcu taşıyan feribot seferlerin düzenlenmektedir. Van-Tatvan arası feribot yolculuğu yaklaşık 4 saat sürmektedir. Ayrıca Van Gölü üzerinde adalara turistik amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Van Müzesi
Adres: Şerefiye Mah.
Hacı Osman Sok. No: 9 – Van
Tel: (432) 216 11 39
Faks: (432) 214 25 10
Van Kalesi – M.Ö. 9. yy’da Urartu Devletinin Başkenti Tuşba’da
Örenyerleri
Van Müzesi
Van Kalesi
Merkez Hoşap Kalesi
Gürpınar Akdamar
Gevaş Hoşap Köprüsü
Gürpınar Abdurrahman Gazi Türbesi
Merkez Kaya Çelebi Camii
Merkez Hüsrevpaşa Camii
Merkez Ulu Camii
Merkez Kızıl Camii
Merkez Beyazözümü Köyü
Merkez Zernaki Tepe
Erciş Zelve Şehitliği
Merkez Çarpanak Kilisesi
Merkez / Çitiören Köyü Topkale
Merkez Adir Kilisesi
Merkez / Halkalı Hoşap Mezarlığı
Gürpınar Gevaş Selçuklu Mezarlığı
Gevaş Tarihi Taş Köprü
Hakkari Şemdinli
Bağlar Kelat Sarayı
Bağlar Yeşil Anıtsal Kayam Özalp
Yeşilalıç Put Mağarası Gürpınar
Yeşilsalkım Zive Hanı
Çatak Van Evi
Merkez Konut (Harabe)
Merkez Camii
Merkez Biçermah Tarihi Mezarlığı
Merkez Çukurca Mah. Çukurca Nehri Mezarlığı
Bağlar Aşağı Anzaf Kalesi
Aşağı Anzaf Türbe
Merkez Konut
Merkez Kilise
Merkez Türbe
Merkez Dilkaya Köyü
Edremit Yavuzlar Doğal Oluşumu Başkale
Yavuzlar Zeril Köprüsü
Çatak Hurkan Köprüsü
Çatak Yanal Kilisesi
Başkale Yanal Çavuştepe Kalesi
Gürpınar Çavuştepe Ayanıs Kalesi
Agartı Hüsrevpaşa Türbesi
Merkez Eski Van Şehri Mezarlığı
Merkez Molla Kasım Türbesi Mezarlığı
Molla Kasım Otluca Köyü Mezarlığı
Merkez Otluca Molla Hıdırı Fır. M.
Yavuzlar Kaleören Köyü Mezarlığı
Kaleören Barış Köyü Mezarlığı
Barış Tepebeşı Mah. Mezarlığı
Başkale Germen Köyü Mezarlığı
Germen Çatak Tarihi Mezar
Çatak Aliyar Kümbeti
Erçiş Nişancı Kümbeti
Erçiş Tekler Köyü Mez.
Erçiş/Tekler Ziyaret Köyü Mez.
Erçiş/ Ziyaret Haydar Bey Köyü Mez.
Erçiş/Haydar Bey Çelebi Bağı Mez.
Erçiş Hamur Kesen Köy. Mez.
Gürpınar/Hamur Kesen Ganisipi Şelalesi
Çatak Bend-i Mahi Şelalesi
Muradiye Hamurkesen Camii
Gürpınar/Hamurkesen Yukarı Anzaf Kalesi
Merkez/Dereüstü Muradiye Kilisesi
Muradiye Bend-i Mahi Köprüsü
Muradiye/Karahan İzzettin Şir Camii
Gevaş Demir Ergitme Merk.
Gevaş/Balan Meslek Lisesi
Merkez Közüt Kalesi
Muradiye Muradiye Kalesi
Muradiye Hasan Bey Medre. Tür.
Gürpınar Hoşap Hanı
Gürpınar Tuşpa Nekropolü
Merkez Evliya Bey Medresesi
Merkez Amik Kalesi
Merkez/Amik Alaköy Urartu Kalesi
Merkez/Alaköy Ermişler Urartu Kay.
Merkez/Ermişler Karagündüz Höy. Nek.
Merkez/Karagündüz
Van Gölü ve Akdamar Adası
Van iline adını veren Van Gölü Türkiye’nin ve dünyanın en büyük soda gölüdür. Dört tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. İçinde Akdamar, Adır, Çarpanak, ve Kuş adaları olmak üzere 4 ada bulunmaktadır. Tarih boyu Yüksek Deniz, Nairi Denizi ve Yukarı Deniz dendiği gibi Deryaçe (Küçük Deniz) adını da alır. Gölün suyu çok tuzlu ve sodalıdır. Sabunsuz köpük verir ve temizlik maddeleri kullanılmadan içinde herşey yıkanabilir ve temizlenebilir. Her mevsim, her saatte farklı bir renk alan, gündoğumu ve günbatımının muhteşem olduğu göl, bölge turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Sahil boyunca yapılaşma ile bozulmamış koylar, yeşil bitki örtüsüyle sarılmış kıyılar görülmeye değerdir.
Van Gölündeki adalardan en büyüğü olan Ahtamar Adası, üzerindeki kilisesi ile ünlüdür. 900′lü yılların başında Kral Gagik tarafından yaptırılmış olan kilise taş işçiliğinin en seçkin örneklerindendir. Akdamar adasına Gevaş iskelesinden dolmuş motorları çalışmaktadır.
Kaleler
Van’a bir anlamda “Kaleler Kenti” denilebilir. Van ve çevresinde küçüklü büyüklü çok sayıda kale bulunmaktadır. Bu tarihi kalelerden bir kısmı Urartu döneminden, diğerleri Ortaçağ ve sonrasından kalmadır.
Önemli Kaleler Aşağı ve Yukarı Zıvistan Kalesi, Beyüzümü Kalesi, Çatak Kalesi, Lamurkesen (Zernek) Kalesi, Hişet Kalesi, Pizan (Örenkale) Kalesi, Kalecik, Zernaki Tepe Kalesi, Muradiye Kalesi, Albak (Başkale) Kalesi, Deliçay Kalesi, Çelebibağ Kalesi, Yoncatepe Kalesi, Müküs Kalesi ve Amik Kalesi olarak sayılabilir.
Van Kalesi: Van Kalesi, Van il merkezi sınırları içerisinde olup, şehir merkezine 5 km. mesafede bulunmaktadır. Urartu kalelerinin görkemlilerindendir.
MÖ. 9. yüzyılda Lutupri’nin oğlu I. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Büyük bölümü ayakta kalan kalenin kuzeybatı ucunda bulunan ve Sardur burcu denilen taş bloklarla örülen yapının üzerinde I. Sarduri’ye ait olan, Asur çivi yazısı ile yazılmış, bilinen en eski Urartu yazıtı vardır. Kalenin diğer önemli bir yapısı, I. Agrişti’ye ait olan kaya mezarı ve hemen bunun dışındaki kaya üzerinde bulunan Urartu’ların günümüze ulaşan en uzun yazıtı, “Horhor Yazıtları” vardır. Ayrıca kalenin kuzey yamacında II. Sarduri’nin açık hava tapınağı (Analı-Kız), Kale içinde Menau ve Sarduri’ ye ait mezar odaları, mağaralar, su sarnıçları ve çeşitli odalar vardır.
Kalenin güneyinde ise eski şehrin kalıntıları bulunur. Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kay Çelebi Cami, Hamamlar (Çifte Hamam) Kümbetler (İkiz Kümbet) ve çoğu tahrip olmuş eski evler, gezenleri tarihin yaprakları arasında seyahate çıkarlar.
Hoşap Kalesi: Van il merkezine 60 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesinde, Van-Hakkari karayolu üzerindeki Hoşap (Güzelsu)’da yer almaktadır. Dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşur. Gözetleme kulesi, surları, burçları, beden duvarları, mescit, fırın, zindan seyir köşkü, harem, selamlık ve orijinal demir kapı kanatları kalenin önemli yapılarıdır. Ayrıca kalenin güney tarafında Van Bölgesinin en eski Osmanlı Köprüsü bulunur.
Ağartı Kalesi: Van Gölü’ nün doğu kıyısında kurulan kale iyi korunarak günümüze kadar gelen sur duvarları andezit taş bloklarla örülmüştür.
Kef Kalesi : Urartu’ların önemli merkezlerinden biridir. Kalede çok odalı bir saray, hayvan ve bitki rölyefleri vardır.
Çavuştepe Kalesi: Van il merkezine 25 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe köyünde yer almaktadır. Bol Dağı silsilesinin batı ucuna kurulmuş olan kale; aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Kale, II. Sarduri tarafından M.Ö. 764-734 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kalelerde Haldi tapınağı, açık hava tapınağı, surlar, depo, ahır, saray binaları, su sarnıçları, çivi yazısı bulunmaktadır.
Ayanıs Kalesi: Van’a 35 km. mesafedeki Ayanıs köyündedir. Argişti’nin oğlu Rusa tarafından M.Ö. 645-643 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Urartu tarihinin son safhalarının aydınlatılması açısından çok önemlidir. Van Gölü sahiline yakın bir alanda kuruludur.
Toprakkale: Van il merkezinin doğusunda Zimzim Dağları silsilesine bağlı kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kale Urartu kralı II. Rusa tarafından M.Ö. 685-645 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Sarnıç, açık hava tapınağı, kayaya yontulmuş merdivenler bulunmaktadır.
Aşağı-Yukarı Anzaf Kaleleri: Van’ın 10 km. kuzeydoğusunda Van-Özalp karayolu yakınında yer almaktadır. Aşağı ve Yukarı Kalelerden oluşmaktadır. Her iki kalede surlar, kuleler, atölye, depo, saray yapısı, kitabe bulunmaktadır.
Kiliseler
Akdamar Kilisesi: Gevaş ilçesi sınırları dahilinde Van Gölü içersinde bulunan en büyük adaya ismini veren kilisedir. Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise sahile 3 km. uzaklıktadır. Günün her saatinde Akdamar Adası’na, sahilde bulunan motorlarla ulaşım sağlanmaktadır.
Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından Keşiş Manuel’e yaptırılmıştır. Kilisenin figürlü repertuarı oldukça zengindir. Bunun yanında, İncil ve Tevrat’tan alınmış çeşitli sahneler bulunmaktadır. Yunus Peygamberin denize atılması, Hz. Meryem ve kucağında İsa, Adem ile Havva’nın Cennetten kovulması, Hz. Davut ile Kral Goliat’ın mücadelesi Samson Filistinli ikilisi, ateşte üç İbrani genci, Aslan ininde Daniel sahneleri bulunmaktadır. Zengin hayvan, asma sarmaşıkları ve çeşitli figürler görmek mümkündür.
Adır Kilisesi: Kilise, Van merkezine bağlı Yaylıyaka köyü döşeme mezrasına yakın Van Gölü içersindeki aynı isimli adada yer almaktadır. Adanın güney tarafına kurulmuştur. Manastır 1305 yılında yapılmıştır. Daha sonra 1621 yılında Aziz Georges Kilisesi eklenmiştir. Yakınında bulunan sahildeki teknelerle ve Van İskelesi’nden kiralanacak teknelerle gezilip görülebilir.
Yedi Kilise Erek Dağı eteklerine 8. yüzyılda inşa edilmiştir.
Cami, Medrese ve Kümbetler
Van’daki önemli camiler Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kızıl Camii, Gevaş İzzettin Çir Camii, Süleyman Han Camii, Kaya Çelebi Camii, Horhor Camii, Abbasağa Cami’dir. Hüsrev Paşa Medresesi, Hoşap Hasan Bey Medresesi, Hoşap Evliya Bey Medresesi, Gevaş Halime Hatun Kümbeti, Erciş Anonim (Zortul) Kümbet görülmeye değerdir
Köprü ve Su Kanalı
Van’ daki köprüler Bend-i Mahi Köprüsü, Kırmızı Köprü, Çatak Köprüsü, Hurkan Köprüsü, Zeril Köprüsü, Şeytan Köprüsü olarak sayılabilir.
Van’da ilk sulama kanalları ve barajlar M.Ö. 9. ve 6. yüzyıllar arasında Urartular zamanında yapılmıştır. Bunların en önemlisi Menua (Semiramis/Şamran) sulama kanalıdır. Urartu Kralı Menua tarafından yaptırılmıştır. Menua/Şamran kanalı dünya mühendisliğinin bir harikası olarak geçtiği yerlere hayat vermiş, işlevini günümüze kadar sürdürmektedir.
Geleneksel Van Evleri
Van evleri Van’ın geleneksel mimarisinin günümüze taşıyan önemli unsurlardır. Tarihi Van Kalesi’nin güneyinde bulunan eski Van şehri, çarşıları, sokakları, mahalleleri, han, hamam, taş döşeli caddeleri yanında Van Evleri ile Osmanlı kentlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.
Mesire Yerleri
Van’da yer alan mesire yerleri arasında; Van’ a 20 km. uzaklıkta, doğal plajları ve yeşilliği ile hoş görünümlü Edremit, yeşillikler arasında doğal plajları ile bir gezi ve mesire yeri olan Gevaş, İl merkezine 80 km. uzaklıkta, iki çayın birleştiği yerde bir vadi içerisinde ormanlık, hoş manzaralı Çatak ile İl merkezine uzaklığı 40 km. mesafede Van Gölü’ nün sahilinde Süphan Dağı karşısında doğal plajları ve meyve bahçeleri ile ünlü Amik sayılabilir.
Kuş Gözlem Alanı
Erçek Gölü
Van Gölü
Sportif Etkinlikler
Av Turizmi: Van Bölgesi av hayvanları yönünden zengin olup, her mevsim avlanmak mümkündür. Başlıca av hayvanları arasıda; keklik, ördek, toy, dağ keçisi, tavşan, ayı, ve domuz sayılabilir. Yörede olta balıkçılığı da gelişmiştir.
Doğa Yürüyüşü Süphan Dağı
COĞRAFYA
İlin kuzeyinde bulunan Tendürek dağlarında yükseklikleri 2400 ile 3000 metre arasında değişen “Sınır Dağları” uzanır. Van yöresinde büyük nehir ve akarsular bulunur. Bu akarsuların en önemlileri Hoşap suyu, Memedik çayı, Karasu, Bendimahi çayı, Deliçay, Irşat çayı ve Zilan çaylarıdır.
Van bölgesi göller bakımından da önemli bir bölgedir. İrili ufaklı birçok gölden başka Türkiye’nin en büyük gölü de bu bölgededir.
Yazları az yağışlı ve sıcak kışları az yağışlı ve oldukça soğuk geçmektedir. Baharlar ise bol yağışlı ve ılıktır.
TARİHÇE
Van ve çevresine önce Hurriler yerleşmişler, sonra Urartular 200 yılı aşkın süre hüküm sürmüşlerdir. Daha sonra Medler, Persler, Makedonyalılar, (Büyük İskender), Partlar, Sasaniler, Bizanslar, Selçuklular, İlhanlılar, Celayiroğulları, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar hakim olmuşlardır.
NE YENİR?
Murtuğa (kahvaltılık), cacık (kahvaltılık), ilitme, ekşili, senseger gibi yemek türleri ile ünlü Van otlu peyniri yöreye özgü yemeklerdir. Van peyniri (otlu peynir), içerisine mahalli otlar katılarak yapılan güzel kokulu ve son derece lezzetli bir peynirdir. Yaz sonuna doğru küplere basılarak toprağa gömülür, kış için saklanır. Ayrıca, Van gölünden çıkarılan Van balığı (inci kefali) mutlaka yenmelidir. Van balığı, Van gölünün sodalı suyuna uygun “inci kefali” diye adlandırılan, bol havyarlı bir balık türüdür. Az kılçıklı olan bu balık oldukça lezzetlidir.
NE ALINIR?
Van’ da alışveriş etkinliklerinin merkezini, turistik, hatıra eşya alım-satımları oluşturur. Özellikle dünyaca ünlü olan Van ve çevresinde dokunan kilimler büyük ilgi görmektedir. Turizm mevsimi ile beraber her türlü halı – kilim ve el sanatları, süs eşyaları şehir merkezindeki halı ve kilim galerinden satın alınabilir.
LİNKLER
Van Valiliği http://www.van.gov.tr
Van Belediyesi http://www.van-bld.gov.tr
OHAL Valiliği http://www.ohal.gov.tr
YAPMADAN DÖNME
Van Kalesi, Van Müzesi, Hoşap Kalesi, Muradiye Şelalesi, Edremit ve Gevaş kıyı boyu ve Gölü gezilip görülmeden,
Dünyaca ünlü bir gözü mavi diğer gözü yeşil olan Van kedisini görmeden,
Dünyaca ünlü Van Kilimleri ve Savat (gümüş) İşlemeli el sanatları ürünlerinden almadan,
Zengin bir mutfağa sahip olan Van yemeklerinden yemeden,
……Dönmeyin
UŞAK 64
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 5.341 km²
Nüfus: 290.283 (1990)
İl Trafik No: 64
Uşak İç Ege Bölgesinde Batı ve Orta Anadolu’yu birbirine bağlayan bölgede bulunmaktadır.
Yerleşimin Eski Tunç Çağına uzandığı Uşak’ta Frigya, Lidya, Pers, Roma, Doğu Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı egemenliği hüküm sürmüştür. Bu dönemlere ait eserler ilin turizm potansiyelini oluşturmaktadır.
Uşak’ın en önemli turistik değeri, Müzesinde sergilenen, Lidya Döneminin en görkemli eserleri olarak bilinen dünyaca ünlü “Karun Hazineleri”dir.
İLÇELER:
Uşak ilinin ilçeleri; Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı ve Ulubey’dir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Ankara-İzmir devlet karayolunun üzerinde yeralan Uşak, Ege Bölgesi ile İç Anadolu bölgesini birbirine bağlayan bir geçiş merkezi durumundadır. Otobüs Terminali kent merkezindedir.
Otogar Tel: (+90-276) 212 31 35
Demiryolu: Demiryolu ile Uşak’a ulaşım mümkündür.
İstasyon Tel: (+90-276) 227 39 07 – 227 39 06
Havayolu: Uşak havaalanı, kent merkezine 4 km. mesafededir. Ulaşım şehir içi minibüslerle sağlanmaktadır.
Havaalanı Tel: (+90-276) 253 37 40
GEZİLECEK YERLER
Müze ve Örenyerleri
Arkeoloji Müzesi
Adres: Kurtuluş Mah. Doğan Sok. No: 1 – Uşak
Tel: (276) 227 39 30
Etnografya Müzesi
Bozkurt Mah. Hisarkapı Sok. No: 77 – Uşak
Tel: (276) 227 39 81
Örenyerleri
Uşak Arkeoloji Müzesi
Akmoneon – Banaz – Ahat
Sebaste – Sivaslı – Selçikler
Blaumdus – Ulubey – Sülümenli
Mesotimalos – Eşme – Düzköy
Güre Tümülüsleri – Güre
Sebaste (Selcikler) : Sebaste şehri, Roma İmparatoru Augustus tarafından M.Ö. 20 yılında Sebaste adıyla kurulmuştur. Roma döneminde 12 önemli şehirden biridir. M.S. 9. yüzyılda yakın çevresindeki kentlerin piskoposluk merkezi haline gelmiştir. En görkemli çağlarını Bizans döneminde yaşayan kentte büyük ve küçük olmak üzere iki kilise bulunmaktadır.
Blaundus (Sülümenli) : Ulubey ilçesi Sülümenli köyü yakınlarında, Büyük İskender’in Anadolu seferinden sonra Makedonya’dan gelenler tarafından kurulmuştur. En önemli yapıları kale, tapınaklar, tiyatro, stadyum ve kaya mezarlarıdır.
Uşak’ta gezilip görülecek ören yerleri arasında, Alaudda (Hacımköy), Mesotimolos (Düzköy), Akmonia (Ahatköy) yer almaktadır.
Karun Hazineleri
1960′lı yılların ortalarında Uşak’ın Güre Köyü yakınındaki Lidya Tümülüsünde yapılan kaçak kazılarda bulunan eserler, götürüldüğü Amerika’dan 1993 yılında mahkeme yoluyla geri alınan M.Ö. 6. yüzyıl Lidya dönemi eserleridir. Büyüklü küçüklü 450 parçadan oluşan bu hazine 1996 yılından bu yana Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
Antik Çağda Anadolu’nun batısında yeralan, tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettiği Lidya İmparatorluğununun son sülalesi Mermnadlar, ülkeye yaklaşık 141 yıl egemen olmuşlar, Lidya’nın bölgede siyasi ve ekonomik yönden en önemli ülke olmasını sağlamışlardır. M.Ö. 7.y.yılın başında parayı icat ederek insanlık tarihindeki en önemli buluşlardan birini gerçekleştiren Lidya’nın, devrinin en zengin ülkesi olmasının önemli nedeni, Tmolos (Bozdağlar) dağlarından çıkan ve Hermos (Gediz) nehrine karışan Sart deresinin alüviyonları içerisindeki altındır. Birtakım entrikalarla ülkeyi ele geçiren üçüncü sülalenin son kralı Kroisos, M.Ö 560 yılında tahta geçmiş ve akılalmaz zenginliği ile Karun kadar zengin değimi ile ününü günümüze kadar taşımıştır.
Karun Hazineleri, M.Ö. 560-546 yılları arasında ülkesini yöneten bu kralın dönemine ait, Uşak ilinin 25 km. batısında, Uşak-İzmir karayolunun üzerinde bulunan Güre Köyü yakınlarındaki Lidya Tümülüslerinden çıkan eserlerdir. Kaçak kazılarda bulunan ve yurtdışına kaçırılan eserler, mahkeme yolu ile ülkemize tekrar geri getirilmiş ve Uşak Müzesinde sergilenmektedir. Lidya döneminin en görkemli eserleri olarak bilinen bu eserler altın gümüş bronz ve mermerden meydana gelmiştir.
Camiler
Burma Cami : 14. yüzyıl Osmanlı Dönemi yapılarındandır. Yapım tarihi kesin belli değildir. 1862-1922 yıllarında yangın geçirmiş, 1988 yılında iki kez onarım görmüştür. Minaresinin yapısından dolayı Burma Cami adını alan cami iki kubbelidir.
Ulu Cami : Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, yapı tarzı Germiyan Beyliği Devrinin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Cami, 1 büyük 6 küçük kubbeden oluşmaktadır.
Hanlar
Paşa Hanı : 19. yüzyılda bir Fransız mimar tarafından yapılan Paşa Hanı, önceleri han olarak kullanılmış, restorasyondan sonra da otel haline getirilmiştir.
Bedesten : 1901′de İtalyan Mimar tarafından, iki katlı ve 30 odalı olarak kesme taştan yapılmıştır. Birinci katı sarraflar çarşısı olarak, üst katı ise çeşitli iş kolları için kullanılmaktadır.
Köprüler
Lidyalılar tarafından yaptırılan Cılandıras Köprüsü ile, Osmanlı Dönemişnden kalma Hacı Gedik Köprüsü, Çataltepe Köprüsü , Beylerhan Köprüsü ve Çanlı Köprüsü Uşak’ın önemli tarihi köprüleridir.
Cılandıras Köprüsü : Karahallı ilçesinde, Banaz Çayı üzerinde bulunan köprü, Lidyalılar tarafından, kral yolu üzerinde yaptırılmıştır. Kalemle işlenmiş kemerin taşları birbirine kenetlendirilmiştir.
Çataltepe Köprüsü : Gediz nehri üzerinde, Osmanlı Dönemine ait 3 kemerli bir köprüdür. Eski kervanyolku üzerinde bulunan köprü, bugün de kullanılır durumdadır.
Uşak Evleri
Osmanlı Mimarisi özelliklerini taşıyan sivil mimari örneklerine Aybey, Işık, Karaağaç ve Kurtuluş Mahallelerinde rastlamak mümkündür. Bu evlerin genellikle birinci katı taş örgü, ikinci katı ahşap, cumbalı ve beşik çatılı, alaturka kiremitlidir. Bu evler Kültür Bakanlığınca koruma altındadır.
Termal Tesisler
Örencik Termal Tesisleri : Uşak – İzmir yolu üzerinde olup, Güre köyüne 10 km. mesafededir. Kadın ve erkak için ayrı hamamları vardır.
Hamamboğazı Kaplıcası : Uşak-Ankara karayolu üzerinde, Banaz ilçesine 7 km. uzaklıktadır. Suyunun sıcaklığı 59 derece olup, yeme-içme tesisleri ve yüzme havuzu mevcuttur.
Doğal Güzellikler
Göletler: Uşak ilçelerinde sulama amaçlı pek çok gölet bulunmaktadır. Bunlardan önemlileri şunlardır:
Uşak-Ankara yolu üzerindeki Göğem yol ayrımından 7 km içerisindeki Göğem Göleti, orman içerisinde olup, çevresinde yöre halkının ikinci konutları bulunmaktadır. Örencik-Eşme yolu üzerindeki Takmak kasabasına 2,5 km uzaklıktaki Takmak Göletinde sazan balığı bulunmakta olup, günibirlik tesis mevcuttur. Karaağaç Köyündeki Karaağaç Göleti ise İl merkezine 7 km mesafede olup balık avlama imkanı bulunmaktadır.
Ulubey Kanyonları : İlin güney ve güneybatı kesiminde jeolojik yapının özelliğinden oluşmuş, 75 km. uzunluğunda bir kanyondur.
COĞRAFYA
Uşak ili komşuları olan Kütahya ve Afyon illeri gibi İç Anadolu ile Ege Bölgesi arasında geçiş bölümünü teşkil eder. Kuzeyinde Şaphane, Kuzeydoğusunda Murat Dağı, Güneydoğuda Bulkaz Dağı ile çevrilidir. Uşak-Kütahya il sınırını oluşturan Murat Dağı volkanik yapılıdır. Bu Dağın batı eteğinde kaplıcalar bulunmaktadır.
Coğrafi konumundan dolayı Akdeniz iklimi ile İç Anadolu’nun karasal iklimi arasında kaldığından bitki örtüsü de buna benzer bir durum göstermektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise iç Anadolu’ya göre daha ılık geçen bir karasal iklim egemendir. Ege Denizi üzerinden gelen bulutların getirdiği yağışlar, il iklimini Orta Anadolu ikliminden ayırır.
TARİHÇE
Antik dönemdeki adı “Temenothyrea” olan Uşak, İç Ege Bölgesinde Batı ve Orta Anadolu’yu birbirine bağlayan bölgede yeralmaktadır.
Yaklaşık M.Ö. 4000′den sonra yerleşik düzenin görüldüğü alanda kesintisiz yerleşimin eski Tunç Çağında başladığı tespit edilmiştir.
Tarih çağlarından önce Frigya, sonra Lidya hakimiyeti ve M.Ö.330′da Büyük İskender’in hakimiyetine girer. M.Ö. 189′da Roma İmparatorluğu, M.S. 395′te ise imparatorluğun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğuna geçmiştir.
1071′den sonra yöre Selçuklullar ile Bizans arasında değiştirilmiştir. 1176′da bölge kesin olarak Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla Germiyan Beyliğine, 1429 yılında ise Osmanlı topraklarına katılan Uşak, Kütahya sancağına bağlı bir kaza olmuş, Cumhuriyet döneminde ise 1953 yılında il merkezi haline gelmiştir.
NE YENİR?
Yöreye ait geleneksel yemekler arasında, Tarhana Çorbası, Yumurta Sızdırması, Ciğerli Bulgur, Döndürme, Arap aşı, Keşkek, Alaca Tene, Köpük Helva, Höşmerim ve Tahin Helva yer almaktadır.
NE ALINIR?
Kök boyasından yapılan eşme kilimler, pamuklu dokumalar, pelüş battaniyeler ve deri giyim mamulleri yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.
Uşak Halıları: 16.yüzyılda Uşak çevresinde yapılan halılarla Türk halı sanatının ikinci ve son parlak devri başlamıştır. Uşak halıları madalyonlu ve yıldızlı olmak üzere iki tipte olmaktadır. En önemlisi olan Madalyonlu halıların boyu 10 m’ye kadar ulaşmaktadır. 18. yüzyılın ortalarından sonra yıldız motifli Uşak Halıları dokunmaya başlanmıştır.
Eşme Kilimleri: Yörenin oldukça tanınmış olan kök boyalı Eşme Kilimlerinin iyi örneklerine yöre cami ve mescitlerinde rastlanmaktadır. Köylerde halen dokunmaya devam eden Eşme Kilimleri el sanatı olarak varlığını sürdürmektedir.
LİNKLER
Uşak Belediyesi http://www.usakbelediyesi.com
Uşak Ticaret ve Sanayi Odası http://www.usaktso.org
YAPMADAN DÖNME
Arkeoloji Müzesinde Karun’un hazinelerini görmeden,
Antik Kentleri gezmeden,
Nisan Ayında düzenlenen Cirit yarışmalarını izlemeden
Pelüş battaniyeleri, deri giyim mamulleri, Uşak halıları ile Eşme el dokuması kilimlerinden almadan,
…..Dönmeyin
TRABZON 61
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye
|
TUNCELİ 62
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye
GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 7.774 km²
Nüfus: 133.143 (1990)
İl Trafik No: 62
Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Tunceli İli, kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Irmağı, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Belirgin doğal sınırlarla kuşatılmış olan il toprakları, doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde Elazığ, batı ve kuzeyde Erzincan illeriyle komşudur. 2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre toplam 93548 kişilik nüfusa sahip olan Tunceli , aynı zamanda Türkiye’nin en az nüfusa sahip ilidir. Tunceli, 7774 km2 yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 1’ini kaplamaktadır. Tunceli yöresinde ilk çağlardan beri pek çok uygarlık yaşamıştır. Orta Çağdan kalma ve bugün hala iyi durumda bulunan Pertek kalesi ve Munzur Vadisi Milli Parkı görülmeye değer güzellikleridir.
İLÇELER:
Tunceli ilinin ilçeleri; Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Nazımiye, Ovacık, Pertek ve Pülümür’dür.
Çemişgezek: İlçe Tunceli’nin batısında yer almakta olup, İl’e 117 km. uzaklıktadır. 877 km² alana sahip olan İlçenin rakımı 953 m.dir. Tunceli ile olan ulaşımı Pertek üzerinden karayolu ile sağlanır. Ancak ulaşım daha çok Elazığ İli üzerinden olup Elazığ-Çemişgezek arasındaki karayolunun bir kısmının Keban Baraj Gölü üzerinde olması nedeniyle feribotlarla sağlanmaktadır.
Hozat: Hozat; kuzeyinde Ovacık, doğusunda merkez ilçe, güneyinde Pertek ve batısında Çemişgezek ilçeleriyle çevrilidir. İlçenin denizden yüksekliği 1520 m. olup, yüzölçümü 804 km.²dir. İlçe merkezi Tunceli’ye 96 km. uzaklıkta bulunmakta olup ulaşım il merkezine ve Elazığ’a Pertek karayolu üzerinden sağlanır.
Mazgirt: Tunceli iline 40 km. Elazığ iline 100 km. uzaklıkta olan Mazgirt ilçesi, Tunceli-Elazığ Karayolunun 10 km. kuzeyinde yer almaktadır.
Nazımiye: Eski ismi Kızıl Kilise olan Nazımiye ilçesi 553 km² alanla, İl’in en küçük ilçesidir. İl’e uzaklığı 36 km. olup, denizden yüksekliği 1550 m. dir.
Ovacık: Tunceli’nin kuzeyinde yer alan Ovacık’ın ismini dağların arasında yer alan 74 km2’lik ovadan aldığı sanılmaktadır. 1538 km² alanı ile ilimizin arazi yönünden en büyük ilçesidir. İl merkezine 65 km uzaklıkta bulunan İlçeye ulaşım Munzur Suyu ile birlikte devam ederek ilerleyen ve Munzur Vadisi Milli Parkı içerisinde yer alan eşsiz doğa manzaralarıyla dolu karayolu üzerinden sağlanmaktadır.
Pertek: İl merkezinin güney kısmında yer alan Pertek ilçesinin, doğusu ve güney sınırı tamamen Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Kuzeyinde merkez ilçe ve Hozat, batısında ise Çemişgezek ilçesi ile sınırlanır.
Pülümür: Tunceli merkezinin kuzeydoğusunda yer alan ve 1505 km2’lik yüzölçümüne sahip olan İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1650 m dir. İl merkezine 65 km uzaklıkta bulunan ilçeye Pülümür Vadisi ve Pülümür Çayı boyunca uzanan ve aynı zamanda Tunceli’nin Erzincan ili ile olan bağlantısını sağlayan karayolu üzerinden ulaşılır.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Tunceli, güneyden Elazığ, kuzeyden Erzincan ve Erzurum illerine bağlayan devlet karayolu üzerindedir.
Otogar Tel : (+90-428) 212 48 59
Havayolu: Tunceli’ye en yakın havaalanı, kent merkezine yaklaşık olarak 120 km. uzaklıkta yer alan ve iç hatlara hizmet veren Elazığ Havaalanıdır.
GEZİLECEK YERLER
Kaleler
Pertek İlçesindeki Pertek Kalesi Mengüçlüler döneminde inşa edilmiştir. Bugün Keban Baraj Gölü altında kalan ve bir ada görünümünde olan kale sivri bir kayanın üzerinde kurulmuştur. Selçuklular zamanından kalan kale, Osmanlılar zamanında onarılmıştır.
Mazgirt İlçesinde Urartu dönemine ait pek çok kale kalıntısı bulunmaktadır. Bunlar Malazgirt Kalesi, Dedebağ, Kaleköyü ve Sağman Kaleleridir.
Cami ve Türbeler
Tunceli’de bulunan Yelmaniye Cami, Ulukale Cami, Baysungur Cami, Çelebi Ali Cami, Sağman Cami, Hamidiye Medresesi Osmanlı dönemine, Eltihatun Cami ise Akkoyunlu dönemine ait eserlerdir.
Uzun Hasan ve Eltihatun Türbeleri Akkoyunlu dönemi eserleridir.
Mağaralar
Çemişgezek ilçesindeki İn Mağaraları Urartu dönemine ait olup, kaya mimarisi örneğini oluşturmaktadır.
Yaylalar
Tunceli topraklarının % 25′ini oluşturan platolar, ilin orta ve kuzey kesimlerinde yayla turizmine yönelik potansiyel yaratmaktadır. Bitki örtüsü, doğal çevre değerleri, manzara olanakları, ulaşım durumu ve diğer turizm kaynaklarına yakın olma unsurları bir arada değerlendirildiğinde, yayla turizmi potansiıeli açısından Merkez ilçede Gözen Köyü, Sarıtaş, Gökçek, Karagöl ve Alacık yaylaları; Pülümür ilçesinde Sağlamtaş, Karagöl, yelekli, Dereboyu, Dağbek ve Çakırkaya yaylaları; Ovacık ilçesinde Koyungölü, Burnak, Eğripınar, Paşadüzü, Gözeler ve Mollaaliler yaylaları öne çıkmaktadır.
Milli Parklar
Tunceli – Munzur Vadisi Milli Parkı
Yeri: Tunceli ili
Ulaşım: Doğu Anadolu Bölgesinde Tunceli ili sınırları içinde yer alan Munzur Vadisi Milli Parkı Tunceli’ye 8 km. uzaklıktadır.
Özelliği: Karasu ve Murat çöküntüsü alanları arasında yükselen Munzur Dağlarının jeolojik yapısı, metamorfik , volkanik ve tortul kayaçlardan meydana gelir. Kuzeyde 3300 metreye kadar yükselen bu dağlık alan Mercan ve Munzursuyu vadileri ile büyük ölçüde parçalanmıştır. Mercan vadisinin 1.60 metreden yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne gelindiğinde kaynayan gözeler, vadi boyunca dökülen küçük şelaleler Milli Parkın peyzajında ilgi çekici örnekleridir.
Milli Parkta tepeler ve yamaçlar meşe ormanları ile kaplıdır. Vadi tabanında ise ceviz, kızılağaç, dişbudak, karaağaç, çınar, kavak, sögüt ve çalı türlerinden meydana gelen zengin bir bitki örtüsü görülür. Sarp ve dik yamaçlar ise çıplaktır.
Yaban Hayatı;kurt,tilki, ayı, kınalı keklik gibi türlerin yanında dağkeçisi , çengel boynuzlu dağkeçisi , vaşak, susamuru, çil keklik, keklik kaya kartalı gibi nadir türlerin de barınmasına imkan sağlamakta;Munzur Vadisi ve Mercan suyunda bol miktarda alabalık bulunmaktadır.
Parkta görevlilerin göstereceği yerde kamp kurmak,piknik yapmak ,sportif balık avcılığı, yürüyüş ve dağcılık yapılabilir.
Görülebilecek Yerler: Mercan Vadisinin yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne inildiğinde kaynayan gözeleri ve küçük şelalesi görülmeye değer güzelliktedir.
Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Parkta kamp kurulup,piknik yapılabilir. Sportif balık avcılığı, yürüyüş ve dağcılık yapılabilir. Çadırla konaklanabilir..
Sportif Etkinlikler
Rafting: Tunceli sınırları içerisinde akıp giden Munzur, Pülümür ve Peri suları gerek debileri, gerekse akış hızları itibari ile rafting (kano) sporu yapmaya oldukça elverişli sulardır.
Doğa Yürüyüşü: Ovacık ilçesinin kuzeyindeki Munzur sıra dağları ile ilçenin güneyindeki meşelik tepeler, İlin kuzeydoğusunu kaplayan ve yüksekliği 3292 metreye varan Karasu-Aras dağları ile Bağırpaşa dağları dağcılık ve doğa yürüyüşü sporlarına olduğu kadar kayak için de uygundur.
COĞRAFYA
Tümüyle Fırat Havzası içerisinde kalan İl, doğal sınırlarla kuşatılmış yüksek bir bölgedir. Doğu Toros Dağlarının uzantıları doğu-batı yönünde uzanarak ilin kuzeybatısını, kuzeyini ve kuzeydoğusunu hemen hemen bütünüyle kaplar. Bu dağlar aşılması güç sıralar oluşturduğu için Tunceli, Türkiye’nin doğu ucunda Iğdır Ovasından başlayıp Erzincan Ovasına kadar uzanan verimli çöküntü alanıyla bütünleşememiştir. Bu dağlar, yer yer hem yüzey sularıyla aşınarak hem de akarsular tarafından derince oyularak yüksek platolara dönüşmüştür. Vadiler çok dar ve dik olup vadi tabanlarında ovalar oluşmamıştır.
Güneyden kuzeye ve batıdan doğuya yükselen il topraklarının % 70′ini dağlar, % 25′ini platolar, % 5′ini ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır.
Tunceli İlinin genel iklimi, yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuktur. Yağışlar genellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında yağmur, kış aylarında kar şeklinde olmaktadır.
TARİHÇE
Tunceli’nin, Çemişgezek ilçesinin güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) Höyüğünde 1968-1970 yılları arasında yapılan kazılarda elde edilen bulgular, yöreye Kalkolitik Çağda (İ.Ö. 5500-3500) yerleşildiğini göstermektedir. Pulur’da bulunan Höyükte yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyalara rastlanmıştır.
NE YENİR?
Oldukça zengin yemek kültürüne sahip olan Tunceli’nin yöresel yemekleri arasında Zerefet (Babiko), Sirekurt, Sirepati, Keşkek, Kavut, Patila unlu yemeklerine örnek verilebilir. Yöreye özgü bitki ve sebze yemeklerinden, Gulik Yemeği, Mantar Yemeği, Döğme Çorbası, Döğme Pilavı, Gulik Çorbası, Guriz Yemeği ile kurutulmuş sebze yemekleri sayılabilir. Geleneksel yöresel tatlılar arasında Helva, Dut Tatlısı, Aşure, Pancar tatlısı, Kabak Tatlısı, Heside (sulandırılmış Dut pekmezi, un ve tereyağı) ile baklava yer almaktadır.
NE ALINIR?
Birbirinden maharetli genç kızlar tarafından dokunan ve üzerinde yöreye özgü desenlerin işlendiği yer yaygısı türü olan “Cicim” ve çanta olarak kullanılabilecek “Heybe” hediyelik eşya olarak dükkanlarda satılmaktadır. Pülümür dağlarında yetişen birbirinden enfes kokulara sahip çok sayıda değişik çiçeklerden arıların toplamış olduğu özlerle yaptıkları katkısız doğal “Pülümür Balı” tüketim ve hediye amaçlı olarak alınabilir.
Munzur Milli Parkı Vadisinde bulunan dağlarda tamamen doğal ortamında kendi başına yetişen çeşitli dertlere derman tek dişli “Ovacık Sarımsağı” Ovacık ilçesi ile il merkezindeki dükkanlarda satışa sunulmaktadır.
Tunceli’nin yüksek dağlarındaki otlaklarda yetişen değişik otlarla beslenen hayvanların sütünden yapılan Türkiye’de meşhur dağ kokulu “Şavak Peyniri” Türkiye’nin her tarafından alıcı bulmaktadır.
LİNKLER
Tunceli İl Turizm Müdürlüğü http://www.tunceliturizm.gov.tr
YAPMADAN DÖNME
Munzur Irmağının kaynağını oluşturan ve 40 gözden oluşan Munzur Gözelerini görmeden,
“Ağlayan Kayalar”ın yanı başında bir hatıra fotoğrafı çektirmeden,
Munzur Vadisi Milli Parkını, Çemişgezek’te ki “İn Deliklerini gezmeden,
Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt İlçelerindeki tarihi kale ve camiler gezmeden,
Yöreye ait bal ve tulum peynirini almadan,
…Dönmeyin
TEKİRDAĞ 59
10 Şubat 2010 Yazan oper
Kategori iL iL Türkiye

Yüzölçümü: 60218 km²
Nüfus: 468.842 (1990)
İl Trafik No: 59
İLÇELER:
Tekirdağ ilinin ilçeleri; Çerkezköy, Çorlu, Hayrabolu, Malkara, Marmara Ereğlisi, Muratlı, Saray ve Şarköy’dür.
Çorlu: Merkez ilçeye 37 km. uzaklıktadır. Antik kaynaklarda Adı Tzolous’dur. Kent, ortaçağda Bizans’ın İstanbul-Avrupa arasındaki antik yollar üzerindeki kalelerinden biri idi.
Marmara Ereğlisi : Merkez ilçenin doğusunda, İl merkezine 39 km uzaklıktadır. Eski adı Perinthos olan ilçe, M.Ö. 600 yıllarında Samos’lu kolonistler tarafından kurulmuştur.
Muratlı : I. Sultan Murat bir sefer dönüşünde yörede otağ kurmuş ve beldeyi çok beğendiğinden beldeyi Murateli olsun diye ferman buyurmuştur.
Saray : Eski bir yerleşim merkezidir. M.Ö. 400 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir.
Şarköy : İl merkezinin güneybatısındadır. Turizm mevsiminde ilçe nüfusu iki kat artmaktadır.
Zeytinlik ve yeşil bağları ile şirin bir ilçedir. Üzümü ve şarabı meşhurdur. Doğal güzelliklerinin yanı sıra otel, motel, pansiyon ve yazlık konutların çok olması sebebiyle tam bir tatil beldesi ve ilin turizm merkezidir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Uluslararası transit E-84 ve D-100 Karayolları il sınırları içinden geçmektedir. İlin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi önemli merkezler ile bağlantısı bulunmaktadır.
Otogar Tel : (+90-282) 261 77 48
Demiryolu: Avrupa’ya giden demiryolları il sınırları içinden geçmektedir. İlden Çerkezköy İlçesinden İstanbul’a elektrikli tren seferleri yapılmaktadır.
İstasyon Tel : (+90-282) 361 30 36
Denizyolu: Denizyolları ile Marmara ve Avşa Adalarına seferler yapılmakta olup, ayrıca Akport Limanından İtalya’nın Trieste Limanı’na haftada iki gün Ro Ro seferleri düzenlenmektedir. İl merkezine 39 km. uzaklıkta Marmara Ereğlisi İlçesinde bulunan Martaş Limanında ise çağdaş limancılığın gereği olan tüm hizmetler verilmektedir.
Liman Tel : (+90-282) 261 08 00
Havayolu: Çorlu ilçesinde bulunan hava alanından Rusya ve bağımsız ülkeler topluluğuna charter seferleri düzenlenmekte olup, havaalanı uluslararası statüye sahiptir. İl merkezine uzaklığı 37 km. olup, ulaşımı Çorlu minibüsleri ile sağlanmaktadır.
Havaalanı Tel : (+90-282) 682 40 34 (40 Hat)
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Tekirdağ Müzesi
Adres: Vali Konağı Cad. No: 21 – Tekirdağ
Tel: (282) 261 20 82
Malkara Eğitim ve Kültür Vakfı Özel Müzesi
Örenyerleri
Tekirdağ Müzesi
Perinthosta – Merkez
Camiler
Eski Cami: İl merkezinde Ertuğrul Mahallesindedir. 1830 yılında Zahire Nazırı Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Rüstempaşa Cami : İl merkezinde Ertuğrul Mahallesinde Mimar Sinan Caddesi üzerindedir. 1553 yılında Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın eseridir. 1841 yılında Abdülmecit tarafından tamir ettirilmiş ve 5 sütunlu mermer şadırvan yaptırılmıştır. Giriş kapısı fildişi kakmadır. Doğusundaki hamam ve medrese yıkıktır. Kütüphanesi 1991 yılında restore edilmiştir. Batısında bulunan 6 kubbeli bedesten halen kullanılmaktadır.
Plaj ve Mesire Yerleri
Şarköy: Tekirdağ’a 86 km uzaklığındaki Şarköy, ilin sayfiye yeridir. Zeytinlik ve yeşil bağları ile şirin bir ilçe olan Şarköy’ün üzümü ve şarabı meşhurdur.
Kumbağ: İlin önemli eğlenme ve dinlenme merkezidir. Turistik tesislerin, pansiyonların ve halk plajlarının yoğun olduğu yerlerdendir. Burada bulunan Orman içi dinlenme yerine yerli ve yabancı turistler fazlasıyla ilgi duymaktadır.
Atatürk Ormanı: Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde, İl merkezine 7 km. uzaklıktaki Orman Alanı Tekirdağ’ın günübirlik mesire yeridir.
Barbaros: Uzun kumsalları ve yeşil bağlarıyla kentin mesire ve sayfiye yerlerindendir.
Kamplar
Çamlıköy Orman Kampı
Bahçeköy, Saray/TEKİRDAĞ
Tel: (+90-212)262 01 37-263 00 40
Lavabo, WC, duş, büfe, su, elektrik
Süre:1 Haziran-31 Ağustos
COĞRAFYA
Marmara denizi boyunca akarsularca taşınmış alüvyonlarla kaplı kıyı ovaları vardır. Platolar bir aşınma yüzeyi karakterindedir. Güney kesimlerini Tekir Dağı ve Koru Dağı ile Ganos Dağları engebelendirir.
Akdeniz ikliminin etkileri görülen Tekirdağ sahil şeridinde yazlar sıcak, kışlar ılıktır. Ergene havzasını içine alan kıyı ardı şeridinde, daha ziyade kara iklimi hakimdir. Şarköy – Kumbağ arasındaki kıyı şeridi Akdeniz iklimi karakterindedir.
TARİHÇE
Trakların kurduğu Tekirdağ, daha sonra Pers, Roma, Bizans ve Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.
NE YENİR?
Yörenin kirazı, balığı, karidesi, Tekirdağ köftesi, ayçiçeği, üzüm ve karpuzu, ayrıca Tekirdağ rakısı ve Şarköy şarapları meşhurdur.
İşletme Belgeli Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri
Turizm Tesisleri Veri Tabanı Güncelleme Projesi çalışmaları devam etmektedir. Proje tamamlandığında Tesis türleri ve bilgilerine ilişkin eksiklikler giderilmiş olacaktır.
Tekirdağ’da bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan İşletme Belgeli Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri bilgilerini görmek için;
NE ALINIR?
Terkirdağ el sanatları türünden hediyelik eşya olarak Karacakılavuz ve Sağlam Taşta kilim, heybe, eldiven, seccade gibi el dokuma ürünleri, Çerkezköy ilçesindeki fabrikalarda da makine halıları üretilmektedir.
LİNKLER
Tekirdağ Valiliği http://www.tekirdag.gov.tr
Tekirdağ Belediyesi http://www.tekirdag-bld.gov.tr
YAPMADAN DÖNME
Tekirdağ, Rakoczy Müzesi ve Namık Kemal Evini görmeden,
Şarköy ve Kumbağ’da denize girmeden,
Tekirdağ köftesi yemeden,
Şarköy şarabı, Tekirdağ rakısı almadan,
Karacakılavuz el dokumalarından almadan,
….Dönmeyin.


